+ Konuyu Cevapla
Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Büyük günahlar

  1. #1
    Edip leyla_mecnun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06.04.2008
    Bulunduğu Yer
    Yarabbim, senin katında değeri olmayanları kalbimde yüceltmeme fırsat verme
    Mesajlar
    21,568
    Blog Başlıkları
    182
    Teşekkür
    7,746
    Teşekkür almış: 9,166 / 5,435 Konu

    Standart Büyük günahlar

    ERENKÖYLÜ MUHAMMED HİKMET EFENDİ
    İSLAMDA KADIN


    Allah’ın emrine aykırı olan her iş ve söz günah olmakla beraber, Kur’an-ı Kerîm’de ve Peygamberimizin hadislerinde günahlar, bü*yük ve küçük olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır:

    Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulmuştur:

    اِنْ تَجْتَنِبُوا كَبَائِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُمْ مُدْخَلًا كَرِيمًا

    “Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kü*çük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.”

    [1]

    Bir başka âyet-i kerîme’de ise:

    اَلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ اِلَّا اللَّمَمَ اِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِ هُوَ اَعْلَمُ بِكُمْ اِذْ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاِذْ اَنْتُمْ اَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ فَلَا تُزَكُّوا اَنْفُسَكُمْ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقَى

    “Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizlik*lerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulundu*ğunuz sırada (bile), sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.”[2] buyurulmuştur.

    Abdullah bin Abbas tevbe edilince büyük günah kalmayacağını, günahda ısrar etmekle de küçük günahın büyük günaha dönüşece*ğini söylemiştir. [3]

    Buna göre, küçük günah devamlı olarak yapılacak olursa küçük olmaktan çıkar ve büyük günah olur.

    Bunun için mü’min, büyük olsun, küçük olsun, günahı kime karşı yaptığını düşünerek bütün günahlardan sakınmalıdır.

    Kim olursa olsun, peygamberlerden başka hiç kimse mâsum yani günah işlemekten korunmuş değildir; herkes günah işleyebilir.

    Peygamberlerde bulunan sıfatlardan birisi de “ismet” sıfatıdır ki, günah işlemekten korunmuş demektir.

    Büyük günah da olsa günah işleyen kimse günahkâr olur, yoksa dinden çıkmış olmaz. Çünkü âyet ve hadisler, büyük günah sahiple*rinin de mü’min olduğunu göstermektedir. Bu konuda Ehl-i sünnet alimleri arasında görüş ayrılığı yoktur.



    Namuslu ve İffetli Kimselere İftira Etmek

    Toplumu rahatsız eden hastalıkların en çirkin olanlarından birisi de iftiradır. İftira, bir kimsenin yapmadığı bir şeyi yaptı demek, söy*lemediği bir sözü söyledi diyerek ona isnad etmek etmektir.

    Dinimiz insanın şerefine ve iffetine büyük önem vermiş, toplum içinde saygınlığının korunmasını emretmiştir.

    Bunun içindir ki, iftirada bulunmayı büyük günah saymıştır.

    Esasen dinimiz kesin bilgimizin olmadığı konular hakkında dik*katli olmamızı öğütlemiştir.

    Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyuruluyor:

    وَلَا تَقْفُ مَالَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤَادَ كُلُّ اُولَئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُلًا

    “Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.”

    [4]

    İnsan, her duyduğu söze, hakkında araştırma yapmadan inan*mamalı ve onu yaymamalıdır. Sonunda duyduğu o sözün yalan ol*duğu anlaşılırsa bundan üzülür. Cenâb-ı Hak bizi uyararak şöyle bu*yuruyor:

    يَا اَيُّهَا الَّذِينَ اَمَنُوا اِنْ جَاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَأٍ فَتَبَيَّنُوا اَنْ تُصِيبُوا قَوْمًا بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلَى مَافَعَلْتُمْ نَادِمِينَ

    “Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğ*ruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.”

    [5]

    Peygamberimiz de şöyle buyurmuştur:

    “Kişiye, her duyduğunu konuşması, yalan (günah) olarak ye*ter.”

    [6]

    İftiranın çeşitleri vardır, en kötüsü ve en çirkini iffetle, ırz ve na*musla ilgili olanıdır.

    İffetli bir kadına iftira etmek onun şerefini altüst eder, yuvasını yıkar ve ailesini perişan hale getirir. Günahsız yere ölünceye kadar üzüntü çekmesine sebeb olur. Bunun içindir ki Peygamberimiz, iffetli kadınlara iftira etmeyi, insanı helâk edici günahlardan saymış, şöyle buyurmuştur:

    “İnsanı mahveden yedi şeyden kaçının”[7].

    “Ey Allah’ın Rasûlü, bu yedi şey nedir?” diye sorduklarında, Peygamberimiz:
    “Allah’a ortak koşmak,

    Sihir (büyü) yapmak,

    Bir kimseyi haksız yere öldürmek,

    Faiz yemek,

    Yetim malı yemek,

    Savaştan kaçmak,

    Namuslu kadınlara zina iftirası yapmaktır.”[8]

    İftiraya uğrayan kimse çoğu zaman kendisini savunamaz ve üze*rine atılan pisliği temizleyemez. Bu durumda olan kimsenin Allah’a sığınmaktan başka çaresi kalmaz. Bu çaresizlik içerisinde Allah’a yö*nelen ve O’na yalvaran kimsenin duasını Allah Teâlâ’nın kabul ede*ceği Peygamberimiz tarafından bildirilmiştir.

    Bir gün Allah’ın huzurunda yaptıklarının hesabını bizzat Allah’a vereceğine inanan kimse hiçbir zaman başkasına iftira etmez, kesin bilmediği bir şeyi konuşmaz.


    Sihir

    Sihir de büyük günahlardandır.

    Sihir, sözlükte, sebebi gizli ve ince olan şey demektir. Din örfünde ise, sebebi gizli olan ve gerçek olmadığı kabul edilen şeye denir ki, göz bağcılık ve hilekârlık şeklinde cereyan eder.

    Türkçe’de buna “Büyü” ve “Efsun” da denir. Bunu sanat edinene de “Sihirbaz yada Büyücü” adı verilir.

    Sihrin bütün niteliği; hayali, hakikat zannettirecek şekilde insan ruhu üzerinde aldatıcı bir tesir meydana getirmekten ibaret olduğu halde, bunun bir kısmı tamamiyle hayal, diğer bir kısmı da bazı ger*çeklerle karışıktır.

    Sihrin en büyük tesiri ruhlar üzerindedir. Düşünceleri bozar, gö*nülleri çeler, ahlâkı perişan eder. Karı ile kocanın arasını ayırır, aile yuvasını yıkar. Komşuları birbirine düşürür, toplumu büyük fitne*lerle karşı karşıya bırakır.

    İşte bunun içindir ki dinimiz sihri yasaklamış, sihirle uğraşanların kötü ruhlu insanlar olduklarını, dünyada da, ahirette de perişan ola*caklarını bildirmiştir. Nitekim Kur’an-ı Kerîm’de:

    وَاَلْقِ مَا فِى يَمِينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُوا اِنَّمَا صَنَعُوا كَيْدُ سَاحِرٍ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ اَتَى

    “Sağ elindekini at da, onların yaptıklarını yutsun. Yaptıkları, sa*dece bir büyücü hilesidir. Büyücü ise, nereye varsa (ne yapsa) iflah olmaz."[9] buyurulmuştur.

    Buharî ve Müslim’in rivâyet ettikleri metni yukarıda geçen hadis-i şerifte ferd ve toplumları mahveden yedi günah sayılırken bunlardan bir tanesinin de büyü olduğu bildirilmiştir.

    Sihirle uğraşanın sihir yapması günah olduğu gibi bir müslümanın herhangi bir müşkilinin çözümü için sihirle uğraşanın birine gitmesi de aynı şekilde günahtır. Çünkü bu, onu tasvip ve ona inanma anlamı taşır.
    Peygamberimiz:

    “Bazı şeyleri uğursuzluğa yoran ve başka birine bu tür yorumlar yaptıran, fala bakan veya baktıran, sihir yapan veya yaptıran bizden değildir. Kim bir falcıya gider de onun söylediğini doğrularsa o kimse Muhammed’e aleyhisselâtü vesselâm indirileni inkâr etmiş olur.” buyurmuştur.

    [10]



    Kehanet ve Falcılık

    Kehanet, istikbalde olacak bir olayı önceden haber vermek de*mektir. Bu işle uğraşana yani gelecekten haber verdiğine inanılan kimseye de “kâhin” denir.

    İnsan, tarihin her devrinde ve hemen her toplumda geleceğe ait olayları önceden öğrenmek istemiştir. Kehanet ve falcılık ise bu is*teğe bir cevap olarak ortaya çıkmıştır.

    Dinimizin her çeşit hurafe ile mücadele ederken, kehanetle ve fal*cılıkla da mücadeleyi ihmal etmemiştir. Çünkü kahin ve falcı, gele*cekte olup bitecek olaylardan haber vermek üzere ortaya çıkan bir takım çıkarcı yalancı kimselerdir. Gaybı Allah’tan başka hiç kimse bilemez. Nitekim Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulmuştur:

    وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَا اِلَّا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِى الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ اِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِى ظُلُمَاتِ الْاَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ اِلَّا فِى كِتَابٍ مُبِينٍ

    “Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.”

    [11]

    قُلْ لَايَعْلَمُ مَنْ فِى السَّمَوَاتِ وَالْاَرْضِ الْغَيْبَ اِلَّا اللَّهُ وَمَا يَشْعُرُونَ اَيَّانَ يُبْعَثُونَ

    “De ki: Göklerde ve yerde, Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.”

    [12]

    قُلْ لَا اَقُولُ لَكُمْ عِنْدِى خَزَائِنُ اللَّهِ وَلَا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَا اَقُولُ لَكُمْ اِنِّى مَلَكٌ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحَى اِلَىَّ قُلْ هَلْ يَسْتَوِى الْاَعْمَى وَالْبَصِيرُ اَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ

    “De ki: Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyo*rum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım. De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?”

    [13]

    Kıyametin ne zaman kopacağı sorusuna Peygamberimiz:

    “Bu konuda sorulan, sorandan daha bilgili değildir.” [14] diye ce*vap vermiştir.

    Bütün bunlar gösteriyor ki, kâhinlerin bildiklerini iddia ettikleri geleceğe ait bilgileri Allah’tan başka kimse bilmez. Bunun için kâhine gidip ondan geleceğe ait bilgi istemeyi dinimiz yasaklamıştır.

    Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmuştur:

    “Kim kâhine veya arrafa (yitiğin veya çalınan malın yerini haber verdiğine inanılan kimse)’ye gider ve onun söylediğini tasdik ederse, o kimse Muhammed aleyhisselâtü vesselâm’e indirileni inkâr etmiş olur.”

    [15]

    “Her kim arrafa (çalınan bir şeyin veya yitiğin yerini haber veren kimse ye) gelip ondan bir şey sorar da onu tasdik ederse, o kimsenin kırk gün namazı kabul olmaz.”

    [16]

    Falcılık da kehanet gibi gelecekten haber vermektir ki, dinimizce yasaktır ve haramdır.

    İslâmiyetten önce Arapların “Ezlâm” denilen fal okları ile yap*tıkları falcılık çok yaygın idi.

    Bu oklar üç parça idi. Bunlardan birinde “yap”, öbüründe “yapma” yazılı idi. Üçüncüsü de boştu. Bir iş yapmak isteyen veya yola çıkmayı düşünen kimse bu işin ve bu yolculuğun yararlı olup olmadığını bu oklarla anlamak isterdi. “Yap” yazılı ok çıkarsa yap*mak istediği işi yapar veya yola çıkardı.”Yapma” yazılı ok çıktığında da o işi yapmaz veya yola çıkmazdı. Boş olan okun çıkması halinde de yazılı ok çıkıncaya kadar fala devam ederdi.

    يَا اَيُّهَا الَّذِينَ اَمَنُوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.”

    [17]

    Yasak olan sadece “Ezlâm” denilen oklarla fala bakmak değil, bu gün yıldız, kahve, bakla, iskambil kâğıdı gibi araçlarla yapılan falcılık günah olduğu gibi, bunlara inanmak da günahtır.


    Gıybet

    Büyük günahlardan birisi de gıybettir. Ebû Hureyre’nin rivâye*tine göre, Peygamberimiz:

    “Gıybet nedir bilir misiniz?” diye sordu. Ashab:

    “Allah ve Peygamberi daha iyi bilir,” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz:

    “Kardeşini gıyabında (arkasından) onun hoşlanmadığı bir şey ile anmandır,” buyurdu. Ashab:

    “Kardeşim de dediğim varsa ne buyurursunuz?” dediler Pey*gamberimiz:



    [1]

    Nisa Sûresi, Âyet 31

    [2]

    Necm Sûresi, Âyet 32

    [3]

    İbn-i Kesir Tefsiri

    [4]

    İsra Sûresi, Âyet 36

    [5]

    Hucurat Sûresi, Âyet 6

    [6]

    Hadis, Müslim

    [7]

    Hadis, Buhârî, Müslim

    [8]

    Hadis, Buhârî, Müslim

    [9]

    Taha Sûresi, Âyet 69

    [10]

    Et-Tergib ve’terhib

    [11]

    En’am Sûresi, Âyet 59

    [12]

    Neml Sûresi, Âyet 65

    [13]

    En’am Sûresi, Âyet 50

    [14]

    Hadis, Buharî

    [15]

    Hadis, Et-Tergib, ve’t-Terhib

    [16]

    Hadis, Müslim

    [17]

    Maide Sûresi, Âyet 90

  2. #2
    Tecrübeli Üye
    Üyelik Tarihi
    15.01.2010
    Bulunduğu Yer
    http://www.ebediyyen.biz
    Mesajlar
    500
    Teşekkür
    340
    Teşekkür almış: 324 / 240 Konu

    Standart

    konu başlıgına uygun

    REYTİNG İÇİN HER ŞEY SERBEST Fatmagül'ün Suçu Ne adlı dizi kanal d kanalında başladı ..program öncesi "İşte o sahne", "İnternette rekor kırdı", "Tecavüz ekrana kilitledi". reklamları yapılarak tecavuz reitengi yaşandı lütfen bu pislikleri izlemeyelim..pis diziler..mümine aane ve babalara iş düşüyor..görevlerimizden biri uyarmaktır....yorumlara bakalım..

    #
    Gönülden Gönüle Eyvallah .. bugün aaa deriz yarın nevar ki deriz sonrasında normaldir diye algılarız...resmen toplumu yozlaştırmak için her yolu kullanıyorlar... küfür,şirk ve haramı mahsum gösterme entrikaları bunlar uyanık olmak ve en baştan prim vermemek lazım..

    #
    Sükut-u Hayal Bir tane hayırlı bir şey yayınlamazlar pislikler bunlar yüzünde çoluk çocuk genç yaşlı herkes mahvoldu.....

    #
    Sefa .. Doğan Yayın Grubundan Ne Beklıyoruz Ki Yani Pisliklerini İyice Aşikar Ettler Türkan Saylan Mısynerınde Dızisni Yapıyorlar Bunların Amacı Beyin Yıkamak sozde Eğtmciymş yuh artk Verdklerı Burslar Hep Dağdakı pKK lılara Kardelenin Nerde Açtğı Belli

    #
    Naşide .. ‎ gerçek şu ki insanlar a doğruyu anlatmak çok zorlaştı.çünkü doğruya yakın duran eğrinin farkedilmesi farkettirlmesi ispat edilmesi diğer eğrilere göre daha güçdür..kabul ettirmek onlara Hakk i haykırmak dahi yetersiz kalıyor.ki hele Hakk deyince Yobaz misin nesin ?cevabını alınca donup kalıyor insan...modern lik ve moda ve de medeniyet yutuyor ahlak anlayışını...ne yazık ki nazimizn geçtiği insanlar dışında pek bir zordur işimiz..

    #
    Dünya Nur Gemisi hay ALLAHIM ilk defa inninki ilk defa dun dydum bir gazete haberinde ..ve esefle kiniyorum ,,, bu gibi yayimlara izin verenlerede , bu gibi pisliklere pirim verenlerede ne diyeyim ALLAH islah etsin...

    #
    Dünya Nur Gemisi sakin izlemeyin kac tv miz var onlari izleyelim en azindan kanalizasyon a girip kotu kokulari uzerimize bulastirmayiz..((

    #
    Handan E.... bu senede dizilerde ahlaksızlık namussuzluk diz boyu..iğreniyorum artık tvden..

  3. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


+ Konuyu Cevapla

Konu Bilgisi

Aktive Benutzer

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Benzer Konular

  1. Büyük günahlar
    Konuyu Açan: İlâhi âşk, Forum: M. Zahid KOTKU (Rh.A).
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 31.03.2010, 04:41
  2. Büyük günahlar;Söğmek
    Konuyu Açan: leyla_mecnun, Forum: Sahih-i Buhari.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 30.08.2009, 15:51
  3. Ana babaya isyan;Büyük günahlar;Şirk
    Konuyu Açan: leyla_mecnun, Forum: Sahih-i Buhari.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.08.2009, 10:05
  4. En Büyük Günahlar
    Konuyu Açan: Tur@b, Forum: Fıkıh-İlmihal.
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 11.12.2008, 02:59
  5. Büyük Günâhlar (kebâir)
    Konuyu Açan: leyla_mecnun, Forum: Dini Kavramlar Sözlüğü.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.06.2008, 01:15

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.