+ Konuyu Cevapla
Toplam 2 Sayfadan 1. Sayfa 1 2 SonuncuSonuncu
Toplam 29 sonuçtan 1 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Tecvid Dersleri

  1. #1
    Özel Üye BİZİZ ABLA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    19.05.2008
    Bulunduğu Yer
    Dünya sürgününde
    Mesajlar
    6,336
    Blog Başlıkları
    17
    Teşekkür
    5,331
    Teşekkür almış: 6,664 / 3,217 Konu

    Ausrufezeichen Kuran-ı Kerim’in Okunuşunda Dikkat Edilmesi Gereke

    Kuran-ı Kerim’in Okunuşunda Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Hususlar

    Lafzının okunmasının dahi ibadet olarak kabul edildiği Hutbe-i Ezeliyye’nin aslına uygun okunmasının gerekliliği, hem aklen, hem hikmeten ve hem de dinen zaruridir. Bu zaruret, Tecvid ilminin ortaya çıkmasında önemli bir âmil olmuştur.Biz bu yazımızda Kuran-ı Kerimin ses özelliğine değinerek daha ziyade tilaveti esnasında yapılan yanlışlar üzerinde duracağız.

    Arap dilinin yapısı incelendiğinde fonetiğin(ses özelliği) bu dilde önemli bir yeri olduğu fark edilir. Diller arası ortak bir fenomen olan fonetik, Arapçada bilhassa Kur’anda daha fazla değer kazanır. Örneğin dillerin çoğunda harfler “ünlü-ünsüz” ayrımına tutulurken Arapçada “ince-kalın-en kalın” diye gruplanır. Meseleyi biraz daha açacak olursak; Türkçede yirmi dokuz harfin sekizi ünlü geri kalan yirmi bir harf ise ünsüzdür. Buna mukabil Arapçada yirmi sekiz harfin hepsi ünsüzdür. “Ünlüler olmaksızın bir dilin telaffuzu nasıl kabildir?” sorusunun cevabı karşımıza harekelerin varlığıyla çıkıyor.

    Mana ile de doğrudan alakalı olan sesbilgisi bazı kelimelerde kendini bariz bir şekilde gösterir. Yaratıcı, yaratan anlamında olan ﺧﺎﻠﻕ kelimesi ﺡ harfiyle okunursa “tıraş eden, tıraş edici, ﻩ harfiyle telaffuz edilirse “helak eden, helak edici”(manaya göre ﻕ da ﻙ e dönüşür) anlamına gelir. Bu açık örnek fonem bilgisinin gerekliliğini ortaya koyuyor.

    Ayrıca, diğer bir farklı özellik de Arapçada harflerin sıfatlara sahip olmasıdır. Yani harflerin mahreçlerinin yanında bir de sıfatları vardır. Sıfat, lügatte nişan ve alamet anlamına gelir. Tecvid ilminde sıfat; mahreçte meydana gelişi esnasında harfin sesine arız olan keyfiyete denir. Yirmi sekiz harfin on yedi mahreçten çıktığı düşünüldüğünde mahrecleri bir olan harfler sıfatları ile birbirinden ayrılır. Ayrıca, sıfatlar harflerin kuvvetlisini zayıfından ayırmaya da yararlar. Tecvid ilmiyle uğraşan âlimler sıfatları başlıca iki kısma ayırmışlardır:
    1-Sıfat-ı Lâzıme
    2-Sıfat-ı Arıza

    Harflerin zatına mahsus olan ve onlardan ayrılmaması gereken sıfatlara Sıfat-ı Lâzıme denir. Önemlileri şunlardır:

    Cehr: Harf Harekeli olarak okunurken, mahrece dayanmanın kuvvetli olması sebebiyle, nefesin tamamının veya çoğunun hapsedilerek, sesin açık olarak çıkmasına denir. Bu sıfatın zıddı Hems’tir. Cehr sıfatına sahip harfler 18 tanedir.
    ﺍﺏﺝﺩﺫﺭﺯﺽﻁﻅﻉﻍﻕﻝﻡﻥﻭﻯ

    Hems: Harfi harekeli olarak okurken, mahrece itimadın zayıflığı sebebiyle, nefesin sesle beraber akmasına denir. Zıddı Cehr’dir. Huruf-ı Mehmuse 10 tanedir:
    ﺕﺙﺡﺥﺱﺵﺺﻑﻙﻩ
    Şiddet: Harfi sakin olarak okurken, mahrece dayanmanın kuvvetli olması sebebiyle, sesin ve nefesin hapsolup akmamasına denir. Zıddı Rihvet’tir. Huruf-ı Şedide 8 tanedir.
    ﺍﺏﺕﺝﺩﻁﻕﻙ

    Rihvet: Harfi sakin olarak telaffuz ederken, mahrece itimadın zayıflığı sebebiyle, sesin ve nefesin beraberce akmasına denir. Zıddı Şiddet’tir. Huruf-ı Rihvet 15 tanedir:
    ﺙﺡﺥﺫﺭﺱﺵﺺﺽﻅﻍﻑﻩﻭﻯ
    Beyniyye: Harfi sakin olarak okurken, sesin ne tamamen akması ve ne de hapsolmasına; yani sesin tamamen akması ile akmaması arasında olmasına denir. Bu sıfat Şiddet ile Rihvet’in arasında yer almasından bu ismi almıştır. Beyniyye harfleri 5 tanedir:
    ﺭﻉﻝﻡﻥ

    İsti’la: Dilin üst damağa yükselmesine denir. Zıddı İstifale’dir. 7 harften müteşekkildir.
    ﺥﺺﺽﻁﻅﻍﻕ
    Bu harfler daima kalın okunur.

    İstifale: Dilin aşağı meyletme haline; yani üst damağa kalkmamasına denir. Zıddı İsti’ladır. Harfleri, İsti’la sıfatına sahip 7 harfin dışında kalanlardır.
    ﺍﺏﺕﺙﺝﺡﺩﺫﺮﺯﺱﺵﻉﻑﻙﻝﻡﻥﻭﻩﻯ
    Bu harfler daima ince okunurlar.(ﺮ harfinin özel durumu istisnadır)

    Itbak: Dilin üst damağa yapışmasına ve dil kökünün üst damağa kalkmasına denir. Bu İsti’la sıfatından daha mübalağalıdır. Zıddı İnfitah’dır. Itbak sıfatına sahip harfler 4’tür:
    ﻅ ﺺﺽﻁ

    İnfitah: Dilin damaktan ayrılmasına denir. Zıddı Itbak’tır. Harfleri 24 tanedir:
    ﺍﺏﺕﺙﺝﺡﺥﺩﺫﺮﺯﺱﺵﻉﻍﻑﻕﻙﻝﻡﻥﻭﻩﻯ

    Safir: Harf okunurken(kuş ve ıslık sesine benzer) keskin bir sesin çıkmasına denir. Huruf-ı Safir 3’tür: ﺱﺺﺯ

    Tekrir: Dil ucunun titremesine ve sürçmesine denir. Bu sıfat sadece ﺮ harfine mahsustur.

    Tefeşşi: Sesin ağızda yayılmasına denir. Bu sıfat da sadece ﺵ harfine mahsustur.

    İstitale: Sesin uzamasına denir. Bu sıfat sadece ﺽ harfinde vardır.

    Harflerin zatına mahsus olmayan ve onlardan ayrılması mümkün olan sıfatlara da Sıfat-ı Arıza denir.(med, idğam, ihfa, izhar, iklab, sekte vb.)

    Harflerin Sıfat-ı lâzıme ve arızalarını bilmek okuyucuya otokontrol imkânı sağlar. Kariin “Okuyuşum acaba doğru mu?” tereddüdüne düşmesini engeller.

    Sıfat-ı lâzımelerin terkinden, tebdil ve tağyirinden meydana gelen hata, Lahn-ı Celi(açık ve büyük hata) olur ki bu okuyuş haramdır.
    Sıfat-ı arızaların terkinden, tebdil ve tağyirinden meydana gelen hata Lahn-ı Hafi(gizli ve küçük hata) olur. (Kur’an Okuma Esasları, Prof. Dr. Abdurrahman ÇETİN s:93)

    Yukarıda geçen teorik bilgilerin yerleşmesi için fem-i muhsinden (talim ve terbiye görmüş ağız) birebir talim edilmesi gerekir. Günümüzde fem-i muhsinin azalması ve var olanlara da her an ulaşmanın güçlüğü nazar-ı dikkate alındığında bu işin zor olduğu bir gerçektir. Fakat buna mukabil multimedya ortamının sür’at kazanmasıyla üstat okuyucuların Cd’leri, kasetleri, vidyoları piyasaya sürülmektedir. İsmail Biçer, Fatih Çollak, Abdulkadir Şehidoğlu, Ali Osman Atakul, Kadir Temel gibi hem edası düzgün ve hem de sedası güzel olan karilerin okuyuşları dinlenerek ciddi anlamda bu eksiklik telafi edilebilir kanaatindeyiz. Ama şunu da belirtmek gerekir ki altyapısı olmayan kişilere bu uygulama çok fazla bir netice getirmez.

    Gözden Kaçırılan Büyük Yanlışlar

    1) ﻓﺎﺮﺟﻊﺍﻠﺑﺻﺮ , ﻭﷲ, ﻫﻭﷲ Kelimelerindeki istifale ve infitah sıfatına sahip ﻑ,ﻩ,ﺐ,ﻭ ve emsali harfleri kalın okumak yani “hüvellah” yerine huvallah, “vellahü” yerine “vallahu”, “ferci’il-besara” yerine farci’il-basara” okumak lahn-ı celidir. Lahn-ı celi ise haramdır.

    Esefle belirtmek gerekir ki; sesine ve üslubuna hayran olduğumuz Arapların meşhur okuyucuları da aynı hataya düşüyorlar. Onların bu hatalı okuyuşları bize delil olamaz. Zira Arapların atalarından ve aynı zamanda kıraat âlimlerinden olan Sibeveyh, Halil bin Ahmed, İbnu’l-Cezeri, Aliyyü’l-Kari’ gibi zevat-ı kiram hiçbir şekilde ince harflerin kalın okunmasına müsaade etmemişler. Eserlerinde, bu şekilde okuyanları da şiddetle ikaz etmişlerdir.

    2) Fiil olan bir kelimenin lame’l-fi’linde sakin lam olursa ve bu lama ﻧﺎ zamiri bitişirse ﻝ ile ﻥ un mahrecleri yakın olduğundan bu harflerin izharlarına dikkat etmek lazımdır.
    ﺟﻌﻠﻧﺎ , ﺍﺮﺳﻠﻧﺎ gibi kelimelerde lam ile nün arasında izhar yapılmazsa ﺍﺮﺳﻧﺎ , ﺟﻌﻧﺎ şekline döner ki; hem lahn-ı celidir hem de mana bozulur.
    3) ﺍﻠﺫﻳﻥ kelimesinin idğamı ﺍﻥ nin idğamı gibi değildir. Burada iki lam okunacak kadar durulur.

    4) ﺍﷲﺍﻛﺒﺮ ve emsali kelimelerin hemzelerini kalın okumak yani “ellahüekber” yerine “allahuakbar” demek affedilemez bir hatadır. Zira İbnu’l-Cezeri Mukaddime adlı eserinde şöyle demektedir:
    ﻣﻥﺍﺣﺮﻑ ﻣﺳﺗﻓﻼ ﻓﺮﻗﻗﻥ
    ﺍﻻﻟﻑ ﻟﻓﻅ ﺗﻓﺧﻳﻡ ﻭﺣﺎﺫﺮﻥ

    “Harflerin Müstefil sıfatlı olanlarını incelt. Elif lafzının kalınlığından sakın.
    ﺍﻫﺩﻧﺎ ﺍﻋﻭﺫ ﻭﻫﻣﺯﺕﺍﻠﺣﻣﺩ
    ﻠﻧﺎ ﷲ ﻻﻡ ﺛﻡ ﺍﷲ
    ﺍﷲ, ﺍﻫﺩﻧﺎ, ﺍﻋﻭﺫ, ﺍﻠﺣﻣﺩ bu kelimelerin hemzelerini kalın okumaktan sakın. ﷲ, ﻟﻧﺎ nın lamlarını kalın okumaktan sakın.”

    5) ﺣﻰﱠ, ﺷﺢ,ﺣﺑﻁﺕ,ﺣﺎﻓﻅﻭﺍ ve emsali kelimelerin ﺡ ve ﻯ harflerini kalın okumaktan sakınmak gerekir. Şunu özellikle belirtmek gerekir ki ﺡ harfi kalın bir harf değildir. Diyanetin hazırlamış olduğu elif cüzünde bu harf için kalındır denmesi galattır, gabavettir. Çünkü ilgili kaynaklar taranmadan sathi bir şekilde hazırlanmıştır. Bu harf istifale sıfatına sahiptir. Bu sıfatın zıddı isti’ladır. Huruf-ı isti’la ise bütün Tecvid kitaplarında belirtildiği gibi 7’dir. Eğer bu harf de ilave olursa 8 olur. Huruf-ı isti’lanın 8 olduğunu belirten bir kaynağa da şimdiye kadar rastlanılamamıştır.(Huruf-ı İsti’la için bkz. Abdurrahman Çetin, Kur’an Okuma Esasları, s.97)

    6) ﺽ Harfi: Dilin sol veya sağ yahut her iki yanı ile adras denilen üst azı dişleridir ki, buradan ﺽ harfi çıkarılır. Bu harf, genellikle dilin sol kenarıyla çıkarılır. Fakat dilin sağ yanını veya her iki yanını da kullanarak çıkarmak mümkündür. ﺽ zor çıkarılan bir harf olarak bilinir. Uygulamalar umumiyetle yanlış olageldiği için, eski müellif ve üstadlar, bu konu üzerinde titizlikle durmuşlar ve hatta ﺽ harfine dair müstakil risaleler yazmışlardır.

    Bu harfin çıkarılışı şöyle olur: Dilin sol veya sağ veya her iki yanı, üst azı dişlere hafifçe değdirilir. Dil kökü ve ortası damağa yükselir. Dilin ucu ise, serbesttir. Bu esnada çıkarılan (ﻅ sesine benzeyen, fakat ﻅ olmayan) ses, ﺽ harfinin sesidir.

    Bu konuda merhum Ali Rıza Sağman’ın düşüncelerini kaydetmeyi faydalı buluyoruz: “Dad harfi asa’bü’l-huruf =harflerin en zorudur. Dad harfi hakkında söylenecek sözler çoktur. Bunlardan biri de Arapların “dad”ları ile Türklerin “dad”ları arasında benzerlik bulunmamasıdır. Arap dad’ını bugünkü cemiyetin şivesinden, Türk ise kitaplarda gösterilen formüllerden almaktadır. Onların çıkardığı dad’ın kitaplara-kaidelere uymadığı hakkındaki delillerimiz pek kuvvetlidir. Bunlardan birkaçını görelim:

    1-İmamlar dad harfinde rihvet sıfatı bulunduğunu söylüyorlar. Arab’ın dad’ının rihvet ile ilgisi yok. O, şiddet sıfatı taşıyan bir çeşni gösteriyor. Bundan dolayı İmam Cezeri ve Aliyyü’l-Kari gibi mütehassıslar, Arab dad’ını tenkit etmişlerdir.

    2-Arab’ın çıkardığı dad, bu harfin mahrecinde kaydedildiği gibi dilin sağı ile de, solu ile de değil, ancak dil ucunun üst kısmı ve damak ile alakalıdır.

    3-Onların çıkardığı dad ile Kur’an’ın bazı kelimelerini okumak mümkün değildir.
    Bu kelimeler sakin dad’dan sonra “ta” bulunan kelimelerdir. ﻓﻣﻥﺍﺿﻁﺭ

    4-Kurra’nın “dad”ı, harflerin en zoru saymaları, Arab dad’ının aleyhine çok kuvvetli bir delildir. Çünkü Arab’ın çıkardığı dad hiç de zor değildir.(Ali Rıza Sağman, Sağman Tecvidi, s.26)

    7) ﻉ harfinin inceliğine dikkat etmek gerekir. Özellikle üstün ile harekelendiğinde…ﻋﻣﺎ gibi. “‘amma” şeklinde tam kalın bir “a” ile okumak doğru değildir. Kalın “a”ya nisbeten ince bir “a” sesi ile okumak gerekir.
    8) Cezimli ﻝ ların harekelenmemesine azami dikkat edilmesi gerekir. ﺭﺏﺍﻟﻌﺎﻠﻣﻳﻥ
    ﺑﻞﻋﺑﺎﺩ ve emsali kelimelerde “rabbil ‘alemin” yerine “rabbili alemin”, “bel ‘ibadün” yerine “beli ‘ibadün” okumak gibi. Bu tarz okuyuştan sakınmak gerekir.

    9) Kari’, Kur’anı ﻣﻜﻣﻼ ﻣﻥﻏﻳﺭ ﻣﺎﺗﻛﻟﻒ
    ﺑﺎﻠﻟﻂﻒ ﻓﻰﺍﻠﻧﻁﻕ ﺑﻼ ﺗﻌﺳﻑ

    “Her sıfattan hakları ikmal edilmiş olduğu halde meşakkate düşmeden nutukta lütufla müstakim yoldan çıkmadan” beytinde ifade edildiği gibi sathiliğe, sun’iliğe düşmeden; taklit sevdasıyla tecvidi ihmal etmeden okumalıdır. Çünkü Kura’n fıtri olmayan okuyuşları reddeder. Bu red dinleyicilerin kulağını tırmalayış ve istiskal şeklinde tezahür eder velev ki mukriin sedası güzel olsa da…

    Hülasa: Bu meyanda ifade edilecek olanlar çoktur. Onları diğer yazılarımıza ta’lik edip alaka duyanlara harflerin sıfatlarını, mahreçlerini ve diğer lüzumlu bilgileri tafsilatıyla ihtiva eden kaynakların listesini veriyoruz.

     Risale-i Cezeri, Hüseyin Harputoğlu
     Kuranı Okuma Usul ve Esasları, İbrahim Tanrıkulu
     Asım Kıraati, Fatih Çollak
     Eddirasatüssavtiyye, Ğanim Kaddüri El-Hamed
     Kuranı Kerimin Nüzulü ve Kıraati, İsmail Karaçam
     Kuran Okuma Esasları, Abdurrahman Çetin


    Kurra
    Bir kum tanesi olsam,

    Mîrâc’a çıkarken yapışsam mübârek ayaklarına…



    Hiç bırakmasam ve şâhid oluversem, kimsenin şâhid olamadığı sırlara…



    Ebûbekir olsam,

    “sadakte” diyebilsem, özümle, sözümle, yaşantımla…



    Bir bulut olsam, onunla hicret etsem; hüzün şehrinden nur diyarına…



    M.Bahar

  2. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  3. #2
    Özel Üye BİZİZ ABLA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    19.05.2008
    Bulunduğu Yer
    Dünya sürgününde
    Mesajlar
    6,336
    Blog Başlıkları
    17
    Teşekkür
    5,331
    Teşekkür almış: 6,664 / 3,217 Konu

    Standart Tecvid nedir

    TECVÎD


    Sözlükte; bir şeyi süslemek, güzel ve hoşça yapmak anlamlarına gelen, ıstılahta ise; kuvvet, zayıflık, şiddet, yumuşaklık, sadelik vb. bakımlarından çıkış yerlerine göre, her bir harfin hakkını vererek telaffuz etmek anlamını ifade eden Arapça "C-V-D" kökünden "tef'îl" ölçüsünde bir mastar.

    Tecvîd'in birbirine yakın pek çok tarifi yapılmıştır. Bu tariflerden anlaşıldığına göre tevcîd, bilim olarak harfleri incelemektedir. Tecvid, Kur'an-ı Kerîm'in okunuşuyla ilgili bir bilim olunca, onun ilgi alanı Kur'an'dır; yani Kur'an'ın kelimeleri ve bu kelimeleri oluşturan harflerdir. Kur'an harflerinin durumunu söz konusu eden Tecvid, Kur'an-ı Kerîm'i hatasız okumayı öğreten bir ilimdir. Buna göre tecvîdin gayesi, ilahî kelâmın okunuşunda, dili her türlü hatadan korumaktır.

    Tecvîd ilmini bir çok âlim, Kıraat ilminin bir parçası olarak değerlendirmişlerdir. Fakat tecvîd, Kur'an'ın Allah(celle celalüh) ve Resulunun isteğine göre okunması konusunda önemli bir rol üstlendiği için, ayrı bir bilim dalı olarak sayılması gerekli görülmüştür. Çünkü Kıraat ilminin konusu Kur'an-ı Kerim'in kelimeleri, tecvîdinki ise, onun harfleridir.

    Tecvdin gayesi, Yüce Allah(celle celalüh)'ın "Kur'an'ı açık açık, tane tane oku" (el-Müzemmil, 73/4) buyruğunu gerçekleştirmektir. Buna göre Kur'an-ı Kerim, ağır ağır, harflerini belli ede ede, öyle ki, dinleyenlerin adeta harflerini sayabileceği şekilde okunmalıdır. Bu ayette Kur'an'ın güzel, ahenkli ve tane tane okunması, telaffuzu ve harflerin çıkış yerlerine uygun bir şekilde tilavet edilmesine dikkat çekilmektedir.

    Kur'an, Allah(celle celalüh) sözü olduğu için, indiği şekilde korunması ve böylece okunması gerekmektedir. Âilimlerin belirttiğine göre bu ayette Allah(celle celalüh), Peygamberine Kur'an'ı tecvîd ile okumayı emretmiştir. Dolayısıyla bu emir, bütün Müslümanlar için de geçerlidir. Zemahşeri, ayetteki "tertîlen" mastarının emrin vücûbunu te'kid etmek ve Kur'an okuyan kimseye tecvîdin muhakkak gerekli olduğunu göstermek için geldiğini belirtmiştir (Zemahşerî, Keşşaf, III, 281).

    Kur'an-ı Kerim Allah(celle celalüh) katından lafız ve manasıyla birlikte inmiş olduğu için, Kur'an bütünlüğünü oluşturan lafız ve mana örgüsüne önem vermek gerekmektedir. Kur'an-ı Kerim'in arapça olması onun bu dilin özelliklerine göre okunmasını da gerekli kılmaktadır. Kur'an'ın belirli kurallara göre okunması gerektiğine göre, bu kuralların bir çeşit toplamı demek olan tecvîd de, Kur'an tilâvetinin ayrılmaz parçası durumundadır.

    Hz. Peygamber, Kur'an'ın tecvîdle okunmasına büyük önem vermiş ve böyle okuyanları da takdirle karşılayarak bu kimselere iltifatta bulunmuştur. Meselâ, Kur'an'ı güzel okuma konusunda ün yapmış bir sahabe olan İbn Mes'ud için; "Kim Kur'an'ı ilk indiği şekilde okumayı severse, İbn Mes'ud'un kıraatini okusun" (İbn Mâce, Mukaddime, 11, I, 49, no: 138). buyurmuşlardır. Hz. Peygamber, tecvîdle okumayı emrederken, tecvîde uyulmadan okumayı da yasaklamıştır. Nitekim bu konuda; "Nice Kur'an okuyanlar vardır ki, Kur'an onlara lânet eder" (Muhammed Mekkî, Nihâyetü'l-Kavli'l-Müfîd, demişlerdir.

    İbn Mes'ud'un "Kur'an'ı tecvîd ile okuyun, güzel seslerle onu süsleyin ve Arapça kurallara uygun olarak okuyun" (İbnü'l-Cezerî, en-Neşr fî Kıraati'l-Aşr, I, 210) şeklindeki sözleri de tecvîde uyma konusunda Sahabenin titizliğini göstermesi açısından önemlidir. Özetle söylenecek olursa; tecvîdin konusu, Kur'an kelimelerini oluşturan harfler; gayesi de, Kur'an-ı Kerîm'i hatasız ve güzel bir şekilde okumaktır. (Bu konuda daha geniş bilgi için bkz. İsmail Karaçam, Kur'an-ı Kerim 'in Faziletleri ve Okunma Kaideleri, 173-185).
    Erdoğan PAZARBAŞI
    Bir kum tanesi olsam,

    Mîrâc’a çıkarken yapışsam mübârek ayaklarına…



    Hiç bırakmasam ve şâhid oluversem, kimsenin şâhid olamadığı sırlara…



    Ebûbekir olsam,

    “sadakte” diyebilsem, özümle, sözümle, yaşantımla…



    Bir bulut olsam, onunla hicret etsem; hüzün şehrinden nur diyarına…



    M.Bahar

  4. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  5. #3
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    Mevlam razı olsun kardeşim,çok önemli bir konu tecvidsiz okunan eksik oluyor biliyorsun, manalar değişiyor okurken,
    inşaallah tüm bilmeyen kardeşler tecvidle birlikte Kur'an okumayı öğrenirler,
    evet ilk etapta zor öğrenirken, ama temeli sağlam atmış olur talebe, diyelim öğrenmedi illa bir dönemde önüne çıkacak eksikleri,
    yaş kaç olursa olsun
    öğrenmesi gerekecek.
    Kur'an talebesinde müşahadem şudur ki;
    5 yaşından 70 yaşına dek talebe olmak mümkündür.
    Yeterki azim edilsin ve sevgi dolu bir hoca bulunabilsin.




    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  6. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  7. #4
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart Tecvid Dersleri

    1)HARF-İ MEDD:

    Kelime olarak
    uzatma
    harfi� demektir. Uzatma harfleri üç tanedir. Bunlar:

    a) Vav

    b) Ya

    c) Elif



    a) VAV HARFİ

    :
    Peki vav harfi ne
    zaman harfi medd (uzatma harfi ) olur?


    - Vav
    harfi sakin olup kendinden önceki harfin harekesi de ötre


    olursa, o zaman
    vav, harf-i medd olur.


    (SAKİN:
    Harekesi olmayan harf demektir = yani üstünü , esresi ve ötresi
    olmayacak.)Örnekleri görelim:





    Kırmızı renkte yazılmış olan vav harflerine

    dikkat edelim.
    Göreceksiniz ki bu harflerden hiç birinin harekesi yok ve kendinden önceki
    harflerin hareksi de, hepsinde �
    ÖTRE � olarak
    gelmiştir. Peki, iyide bu ne anlama geliyor o zaman? Kardeşlerim bu şu demek;
    Burada ki � vav
    harfi , kendinden önceki harfi uzatacak demektir.Öğle ise ne kadar uzatacak?
    Şimdi buna dikkat edelim: Ağzımızdan �elif
    � kelimesi çıkana kadar geçen süre ne kadarsa , bizde o kadar, o harfi
    uzatacağız. Başka bir değişle, elimizi tamamen açarak bir masanın üzerine
    koyalım.(avuç içi masaya yapışacak şekilde) sonrada şehadet parmağımızı bir kez
    havaya kaldırıp � indirelim. İşte biz bu geçen kısa zamana tecvit ilminde �Bir


    elif miktarı uzatmak

    �diyoruz.

    O
    halde şu soruyu hiç unutmayalım:
    Bir elif miktarı ne demek?


    (Şehadet
    parmağımızı bir kez kaldırıp indirecek kadar geçen zamana bir elif miktarı
    diyoruz
    .)



    Şimdi yukardaki örneklere bir kez daha bakalım.( sağdan � sola doğru =
    Arkadaşlar burada daima sizin
    SAĞINIZ VE SOLUNUZ
    esas alınmıştır, ekranın değil.) Vav�dan önce hangi harfler gelmiş:




    Biz
    harekesi �ötre� olan bu harfleri okurken bir elif mikdarı uzatarak
    okuruz.Bunları türkçe olarak gösterirsek şöyle okumalıyız:
    Nû , Rû ,Mû , Tû , Cû , Kû
    . Sanıyorum anlaşılmıştır.





    b)
    YA HARFİ:

    �Ya� harfi ne zaman harfi medd olur? �Ya
    harfi sakın olup, kendinden önceki harfin


    harekesi �ESRE

    Olursa o zaman �Ya
    � harfi , harfi medd olur. Yani diğer bir deyişle �Ya
    � harfi bir elif


    mikdarı uzatılarak
    okunur. Şimdi örneklerini görelim:





    Burada
    ki �Ya � harfinden
    hiç birinin harekesi yoktur. Hepsi sakindirler. �Ya
    � harfinin harfi med olması için kendi sakin, kendinden önceki harfin hareksi
    de �ESRE � Olması
    gerekir. Zaten hepsinin harekesi de esredir. Öğle ise biz bu �Ya
    harfinden önce gelen, bu harfleri, bir elif miktarı uzatar



    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  8. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  9. #5
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    2)SEBEB-İ
    MEDD:
    Uzatma sebebi demektir. Bu da iki kısma ayrılır:







    a)HEMZE
    : Harekesi olan �Elif
    �e
    � hemze denir. Örnek :






    b)SÜKUN
    :
    Daha önce gördüğümüz gibi , harekesi olmayan ( yani ne esresi, ne
    ötresi ve nede üstünü olmayan ) harfe biz




    Sükun diyoruz.


    gibi. Bakınız bu harflerin hiç birinin harekesi yoktur.




    Dolayısı ile harekesi olmayan harfe sakin harf
    diyoruz. Burada şunu da ekleyelim: İleride göreceğiz ama yine de belirtelim:





    CEZZİMLİ
    � olan harflere de �SÜKUN
    � diyoruz.




    Mesela:
    gibi.



    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  10. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  11. #6
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    3) MEDD-İ TABİÎ :
    Harfi medden
    sonra sebeb-i medden hiç bir şey bulunmazsa, o zaman �Medd-i tabii� olur.


    Bir
    elif
    miktarı uzatmak Vaciptir:


    (
    Daha önceki bilgilerimizden hatırlayalım; harfi medd yani uzatma harfleri üç
    tane idi. Bunlar :







    sebebi
    meddi de hatırlayalım: hemze = harekli elif ve SÜKUN = harekesiz ve cezzimli
    harf idi )



    Örnekler :




    Arkadaşlar sanıyorum sizin
    de dikkatinizden kaçmamıştır. Aslında daha önce görmüş olduğumuz
    harfi medd ile
    Meddi Tabiî aynı
    şeylerdir. Fark sadece şuradadır. Harfi medden sonra
    sebebi medden bir şey
    gelmemiş olacak ki, o zaman
    meddi tabii
    olsun. Öğle ise gelin, karışık gibi gelse de, şu cümleyi
    bilelim: Her meddi tabii harfi medd olur ama her harfi med meddi tabi
    olmayabilir. Zira harfi medden sonra sebebi medden bir şey gelirse, o zaman
    meddi tabii olmaz.Burada ki medd harflerinden sonra (Kırmızı ile işaretlenmiş
    elif,ya ve vav harfleri) sebeb-i Medden hiç bir şey olmadığı için meddi tabii
    olmuşlardır. Fakat bir de şu örneklere bakalım:







    Bakın burada,kırmızı ile
    yazıp altını çift çizgi ile işaretlediğimiz iki tane medd harfi var. Onlardan
    sonra da Mavi ile yazdığımız sebeb-i medden �hemze
    � gelmiş. Ama sanıyorum dikkatinizden kaçmamış olacak, bakın oradaki işaretli
    eliflerden sonra ,
    sebebi medden
    harekeli hemze gelmiş. Öğle ise burası
    meddi tabi olmaz.
    Neden ? Çünkü Harfi Medden
    sonra sebebi medden
    hiçbir şeyin gelmemesi gerekir. Burada ise �hemze
    gelmiştir.



    NOT: Medd-i Tabii
    ne kadar uzatılacak? Bir elif mikdarı uzatılacak. Yani
    şehâdet
    parmağımızı birkez kaldırıp indirecek kadar (bir zaman) uzatacağız.
    Hatırlarsanız, birde demiştik ki; ağzımızdan �Elif
    � kelimesi çıkana kadar geçen bir süredir bu.




    ÖRNEKLER
    :






    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  12. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  13. #7
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    5)
    MEDD-İ MUTTASIL :



    Tanımı
    : Harfi medden
    sonra sebebi medden ayın ağzı
    şeklinde
    ki hemze

    gelir ve her ikisi de aynı kelimede


    bulunursa,
    o zaman MEDDİ MUTTASIL
    olur. Meddi muttasılın meddi
    VACİP�tir.Örneklerle
    görelim:






    Arkadaşlar bakınız burada
    medd harflerininin altını işaretlemiş bulunuyorum. Dikkat edecek olursanız çift
    çizgi ile altlarını çizdiğim ve kırmızı ile yazdığımız medd harflerinden sonra,
    Mavi kalemle yazdığım, sebebi medden ayın
    ağzı şeklinde ki �hemze�
    gelmiş ve her ikiside aynı
    kelimede
    bulunmuştur. Peki bu
    meddi muttasılı kaç
    elif miktarı çekeceğiz? Dört
    elif
    miktarı çekeceğiz. Dört elif miktarı ne demek? Dört elif mikdarı
    demek , elimizi bir masanın üzerine koyacağız ve şehâdet parmağımızı
    4 defa, arka arkaya
    kaldırıp indireceğiz. İşte bu geçen süreye � Dört elif mikdarı � uzatma
    diyoruz.Bir başka deyişle 4 defa elif (Elif elif
    elif elif
    ) okuyacak kadar geçen süreye 4 elif miktarı denir.


    ÖRNEKLER















    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  14. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  15. #8
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    6)Medd-i
    Munfasıl :

    ( Dört elif
    miktarı uzatmak caizdir.)



    Tanımı
    : Harfi medden
    sonra sebebi medden ayın ağzı şeklinde ki hemze
    DEĞİLDE, DİK ELİF
    şeklindeki



    hemze
    gelir ve harfi meddle
    ayri ayri
    kelimelerde
    bulunursa, o zaman MEDDİ
    MUNFASIL
    olur. Meddi munfasılın meddi
    CÂİZ�dir. Peki caiz
    ne demektir? Caiz demek , dört elif miktarı çekilse de olur çekilmese de olur.
    Ancak kıraat imamımız iki elif miktarından aşağı uzatmamıştir. Şimdi bunu
    örneklerle görelim:







    Kırmızı ile yazarak altını
    çift çizgi ile çizdiğim medd harfinden sonra, mavi ile belirttiğim sebebi medden
    DİK ELİF gelmiş ve
    ikisi de
    ayrı ayrı
    kelimelerde bulunmuştur. Öğle ise burada
    MEDDİ MUNFASIL meydana gelmiştir ve 4 elif
    miktarı çekmekte caizdir. Yani isteyen
    2-3-4 elif miktarı çekebilir. Fakat şunu
    hatırlatmak isteri ki; Bizler İmamı asım
    ve onun ikinci ravisi olan HAFS �a göre okuyoruz ve oda bu tecvidi 4 elif
    miktarı çekmiştir.Ama dediğim gibi kıraat imamları arasında �ittifak
    � sağlanmamıştır.





    ÖRNEKLER








    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  16. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  17. #9
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    7)Medd-i
    Lâzım :

    ( Dört elif miktarı uzatmak vaciptir.)


    Tanımı: Harfi medden
    sonra sebebi medden �SÜKUN�u
    lazım
    � gelirse , o zaman meddi lazım olur.Peki SÜKUN�U LAZIM ne
    demektir? Kur�an-i Kerim�i okurken ister duralım veya isterse geçelim, her iki
    durumda da var olan �SÜKUN�a � SÜKUN�u lazım denir. Bunu örnekle görelim ;





    Arkadaşlar üç tane kelime yazdık.İçlerinde
    Hurufu mukattaa
    da olan bu harf ve kelimeleri
    okurken,sanki uzun yazılmış gibi okuyoruz. (Elif lam mim diye okunan ilk kelime
    uzun yazıldığında,nasıl yazıldığını, ok işaretlerinden sonra açıkça
    görüyorsunuz.



    Yasin� örneği de bunun gibi.) Bu durumda, harfi medden sonra gelen SÜKUN�e
    dikkat edelim. Kırmızı ile yazdıklarımız harfi meddir. Yani uzatma harfleridir.
    Ondan hemen sonra gelen ve mavi renkle yazdığımız ise � SÜKUN�u lazımdır�
    Kısaca harfi medden sonra sebebi medden SÜKUN�u lazım gelmiştir. Yani şunu demek
    istiyoruz: BAKIN HARFİ
    MEDDEN
    sonra
    CEZZİMLİ
    bir harf gelmiştir.Bu cezzimi kaldırmamız mümkün değildir. Siz
    Kuran okurken ister durun isterseniz durmayın, bu cezzimi okumak zorundasınız.
    İşte böyle SÜKUN�e �LAZIM
    SÜKUN
    � diyoruz.








    MEDDİ LAZIMI DÖRT BAŞLIK ALTINDA İNCELEYECEĞİZ



    a)
    Meddi Lazım Kelime-i Musakkale:

    Arkadaşlar buradaki harfi medd ve sebebi
    medd (SÜKUN�u lazım) aynı
    kelimede
    meydana geldiği için ve de

    şeddeli
    olduğundan bu ismi almıştır. Zaten dört bölümde de harfi medden
    sonra sebebi medden cezzimli bir harf gelmekte. Kısaca harfi medd ve sebebi medd
    aynı kelimede meydana geldiği için bu ismi almıştır. Bunu örneklerle görelim:




    Arkadaşlar, bu örneklere
    bakalım, burada kırmızı renkte yazıp parantez içine aldığımız bölüm Kur�an-i
    Kerim�de ki yazılı hali. Parantez içine almadığımız bölüm ise, size � SÜKUN�u
    lazımı � açık olarak gösterelim diye yazdık( mavi renkli ve cezzimli olan LAM
    ve KAF harfine dikkat edin) Çift çizgi ile çizdiğimiz harfi medleri sanıyorum
    hemen gördünüz. Dikkat edelim şimdi; Parantez içine aldığımız kelime de harfi
    medden sonra ne gelmiş ? ŞEDDELİ BİR harfin
    geldiğini açık olarak görülüyor. Peki bu ne anlama geliyor? Söyleyelim: Harfi
    medden sonra ŞEDDELİ bir harf geldiği için ve
    bu da aynı kelimede bulunduğu için diyoruz ki burada MEDDİ LAZIM KELİMEİ
    MUSAKKALE VAR ve dört elif miktarı
    uzatmakta vaciptir. Bir kez daha belirteyim.
    Altlarını tek çizgi ile çizdiğim(Mavi tek çizgi) yerler ise şeddeli harfin açık
    yazılışını göstermek içindir. Zaten arka arkaya gelen bu iki harf görülüyor.
    Birincisi cezzimli ikincisi harekeli olan bu iki harf,yazı kurallarına göre
    birleştirilmiş ve başına da şedde konmuştur.





    b) Meddi Lazım Kelime-i
    Muhaffefe
    : Bu bölümde de harfi medd ve sebebi medd yine aynı kelimede
    cereyan ediyor. Ne var ki burada harfi medden sonra gelen SÜKUN, a şıkkında
    olduğu gibi şeddeli değil de cezzimlİ
    gelmiştir. Bir kez daha diyelim; Harfi medden sonra sebebi medden cezzimli bir
    harf gelmiş ve de aynı kelimede bulunmuş oluyor.Bu durumda burada ki tecvidin
    adı Meddi lazım kelimei MUHAFFEFE (cezzimli)
    olur. Bunu örneklerle görelim:







    Arkadaşlar, burada ki harfi medd, baştaki elifin üstünde
    olan ve adına � mukadder = takdir edilmiş





    dediğimiz eliftir ve biz onu size, okunan elifin
    üstünde kırmızı ile gösterdik. Ondan sonra gelen mavi yazılı lam hafinin üstünde
    ki SÜKUN�da lazım SÜKUN�dur. Bu tecvidden Kurani Kerimde sadece iki yerde( Yunu
    suresi 59 ve 91. ayetlerinde) bulunmaktadır. Tekrar edelim: Harfi medden sonra
    sebebi medden lazım SÜKUN ( buradaki cezzimli) gelmiş ve ikisi de bir kelimede
    cereyan ettiği için Meddi lazım Kelimei Muhaffefe olmuştur.






    c)
    Meddi Lazım Harfi Musakkele:

    Arkadaşlar yukarıdaki iki şıkkı aynen tekrar etmek durumundayız. Çünkü yukardaki
    kelimelerde
    geçen kural bu kez de
    harflerde
    meydana gelecek.
    Tanım yine aynı
    : Harfi Medden sonra sebebi medden SÜKUN�u lazım gelirse
    meddi lazım harfi musakkele olur. Yani
    harfi medden sonra ŞEDDELİ HARF gelir.



    Örneklerle görelim:






    Arkadaşlar Kur�ani Kerimde hurufu mukatta
    dediğimiz bu örnekleri görmemiz mümkün. Fakat biz bunu okurken uzun yazıldığı
    gibi okuruz. Bakın bu iki kelimeyi hem cezzimli haliyle ve hem de şeddeli
    haliyle yazdım ki olayı net görelim. Ama biz bunu okurken
    ŞEDDELİ İMİŞ gibi okuduğumuz için bu tecvide
    Meddi Lazım Harfi Musakkale deriz. Musakkele demek şeddeli demektir. Mavi ile
    yazılmış ve arka arkaya gelmiş iki � mim


    harfi görüyorsunuz. Tecvid
    kaidesi kuralınca bu iki MİM harfi tek olarak
    yazılır
    ve başına da ŞEDDE konur. Bu
    olay harf üzerinde olduğu içinde Meddi lazım Harfi Musakkele adını alır. Kırmızı
    olarak yazdığım son bölümde ise MİM HARFİ ÜZERİNDE
    Kİ ŞEDDEYİ
    açık olarak görüyorsunuz.






    d)
    Meddi Lazım Harfi Muhaffefe
    : Bu son şıkta da yine harfi medden sonra
    sebebi medden SÜKUN gelir ve de bu olay kelimede değil harfte cereyan ettiği
    için harfi muhaffefe adını alır.

    Örneklerle görelim:




    Arkadaşlar bakın tek olarak Kurani Kerimde
    gördüğümüz bu harfler okunurken açık bir şekilde yazdıklarımız gibi okunur. Bu
    olayda harfi medden sonra gelen SÜKUN ( yani cezzim )sadece harfte
    gerçekleştiği için bu tecvide de Meddi lazım Harfi Muhaffefe diyoruz. Arkdaşlar
    böylece en zor tecvidlerden birini bitirmiş oluyoruz , elhamdulillah .









    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  18. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  19. #10
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    8)
    Medd-İ ArIz:


    (Meddi arızın dört elif miktarı çekilmesi caizdir.)


    Tanımı:Harfi
    medden sonra sebebi medden SÜKUN�u arız gelirse meddi arız olur. Peki ;




    SÜKUN�u Arız


    neye derler: Kuran-i Kerimi okurken , Durulduğu
    zaman olan ama geçildiği zaman olmayan SÜKUN�e SÜKUN�u arız diyoruz
    . Biz
    bunu örnekle görelim: Mesela Kur�an i Kerim okurken duraklar vardır. Biz genelde
    buralarda dururuz. Durduğumuz zaman kelimenin sonu
    cezzimli olmuş
    olur. Cezzimli olunca da SÜKUN meydana gelmiş olur.



    Mesela;




    Arkadaşlar burada birinci örneğe bakalım. Tek çizgi ile altını çizdiğimiz
    NUN

    harfine dikkat edelim.



    Gördüğünüz gibi sonu �ÜSTÜN


    gelmiş. Bu normalde bütün
    Kuran-i Kerim�de böyledir.Şayet biz ayet



    bittiği zaman , ara
    vermeden okursak bu ayetin sonunda ki üstünü okuruz ve durmadan devam ederiz.
    Şayet duracak olursak , ikinci örnekte çitf çizgi ile altını çizdiğimiz gibi,
    ayetin veya durduğumuz kelimenin sonunu (esre � üstün ve ötre olması fark etmez)
    CEZZİMLİ OKURUZ.Demek ki şu bilgi
    unutulmamalı: Biz kelimenin sonunda durduğumuz takdirde, kelimenin sonu
    cezzimli olmuş olacak ancak; eğer
    durmaz devam edersek o zaman da CEZZİM
    ortadan kalkmış olacaktır. Buna göre SÜKUN�u arızın tanımına bir kez daha
    bakalım: Durduğumuz da var olan fakat durmadan okumaya devam edersek ortadan
    kalkan SÜKUN�e , ARIZ SÜKUN denir. Meddi
    Arızı üç başlık altında inceleyebiliriz:










    a)Kelimenin SONU ÜSTÜN





    İle biterse, bunu üç
    çeşitten biri ile okuyabiliriz:






    1) TUL ile okuyabiliriz:
    Dört elif miktarı uzatmaktır.(Yani dört elif
    miktarı çekerek okuyabiliriz)



    2)
    Tevassut ile okuyabiliriz: (İki
    veya üç elif
    miktarı uzatarak okumaya denir.)



    3) Kasr
    ile okuyabiliriz: (Buda bir
    elif
    miktarı okumaktır. )



    Şimdi bir örnek yazalım. Biz bu örneği yukarda
    ki üç şekilden biri ile okuyabiliriz:









    Bakınız bu kelimenin sonu
    üstün ile bitmiş. Fakat Biz Kur�an-i Kerim-i okurken burada duracak olursak,
    sonu CEZZİMLİ olur. Yani sonu
    SÜKUN olur. Bu
    kelimeyi ister tul, ister tevassut ve istersek kasr ile okuyabiliriz.





    b)Kelimenin
    SONU ESRE



    İle biterse , bunu
    dört ayrı çeşitten biri ile okuyabiliriz:





    1) Tul ile
    okuyabiliriz.



    2) Tevassut ile
    okuyabiliriz.



    3) Kasr ile
    okuyabiliriz.



    4) Ravm ile okuyabiliriz.
    Peki RAVM ne demektir : Gizli bir ses ile
    harekeyi talep etmeye denir.Ravm yapılacak kelimenin sonunu okurken sesinizin
    üçte ikisi gidip,geri kalan üçte biri ile kelimenin sonundaki esre veya ötre
    olan harekeyi okumaya denir.Yalnız bu hareke tam bir hareke olmayıp, harekeye
    işaret eden küçük bir uygulamadır.



    Şimdi bunu ( b şıkkını)
    örneklerle görelim :






    Sonu �Esre
    � ile bittiği için, yukarda ki dört ayrı şıktan
    birine göre okuyabiliriz.








    c) Kelimenin SONU ÖTRE


    İle biterse , bunu
    da yedi çeşit okuyabiliriz: Bunları görelim:



    1) Tul ile
    okuyabiliriz.



    2) Tevassut ile
    okuyabiliriz.



    3) Kasr ile okuyabiliriz.



    4) Tul ile işmamı
    birlikte okuyabiliriz.



    5) Tevassut ile işmam
    birlikte okuyabiliriz.



    6) Kasr ile işmam birlikte
    okuyabiliriz.



    7) Ravm ile okunur
    birlikte okuyabiliriz. Kardeşlerim şimdi de bunu örneklerle görelim:






    Kardeşlerim hemen İŞMAM�ın
    tanımını yapalım: SÜKUN�dan sonra dudakları
    ( uçlarını birbirine bitiştirmeyerek) yummaya denir. İşmam sadece ötrede
    olur.Kelimenin sonunda bulunan ötre harekesine dudaklar ile işaret etmektir.
    Kısaca sükundan sonra ötreye işaret edilerek dudakların ileriye doğru toplama
    işlemine işmam diyoruz.




    KARDEŞLERİM bir kez daha net bir şekilde belirtelim: TUL : Dört elif miktarı
    uzatarak okumaktır. TEVASSUT: İki veya Üç elif mikdari çekerek uzatmaktır.
    KASR: Bir elif miktarı çekerek okuma şekline denir. Bir elif miktarını da daha
    önce geniş bir şekilde anlattık.



    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  20. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  21. #11
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    9)
    Medd -

    İ Lîn
    : Lin harfinden
    sonra sebebi medden SÜKUN gelirse Meddi Lin
    olur. Ancak önce lin harflerini


    görelim: Bunlar iki tane olup
    VAV

    ve

    YA




    Harfleridir. Peki Meddi
    Lin ne zaman olur? Bu iki harften biri



    bir kelimede sakin ( Yani CEZZİMLİ) olarak
    bulunur ve kendilerinden önceki harfin harekesi de




    ÜSTÜN

    olarak gelirse Meddi Lin olmuş olur. Örneklerle görelim:








    Kıymetli arkadaşlar,
    bakınız burada lin harflerini kırmızı ile belirttik. Bunlar



    ve



    harfleridir.
    Dikkat



    etti iseniz lin
    harflerinden önceki harflerin harekesi de �ÜSTÜN
    olarak gelmiş. Şayet biz bu kelimeleri durmayarak okursak sonlarında ki
    tenvin ve harekeleri de okuruz. O takdirde de
    Meddi lin olmaz. Fakat duracak olursak sonunda ki
    tenvin ve harekeler sakin (cezzimli)
    olmuş olur ve bu durumda da Meddi
    lin meydana gelmiş olur. Meddi linin Meddi
    caizdir.
    Yani alimler ne kadar uzatılacağı noktasında ihtilaf
    etmişlerdir. Bunun için vacip değil caiz olmuştur.
    Buna göre bizler Medd-i Lin'i iki başlık altında inceleyeceğiz;



    a)
    Lin
    harfinden sonra gelen SÜKUN LAZIM SÜKUN gelirse iki şekilde okunur:



    1)
    Tul olarak okunur.( Dört elif miktarı uzatılarak
    okumak.)



    2)
    Tevassut olarak okunur.( İki veya üç elif miktarı
    çekilerek okunur.)



    b)
    Lin harfinden sonra gelen SÜKUN, ARIZ SÜKUN ise bu durumda da Medd-i Arızı nasıl
    okuyorsak bunu da öğle okumuş oluruz.Kısaca belirtecek olursak ;



    a) Sonu üstün ile biterse
    üç vecih(çeşit) caiz olur.Tul,tevassut ve kasr.



    b)Sonu esre ile bitrerse dört
    vecih
    caiz olur.Tul, tevassut,
    kasr ve ravm.



    c)Sonu öter ile biterse yedi vecih
    caiz olur.Tul,tevassut,kasr, tul ile işmam, tevassut ile işmam,kasr ile işmam
    bir de ravm ile okuyabiliriz.





    ÖRNEKLER







    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  22. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  23. #12
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    Arkadaşlar
    burada yeni bir tecvid bölümüne başlıyoruz. Ancak öncelikle
    Tenvin ve
    Nun�u Sakini görmeliyiz.




    a) TENVİN :
    İki ötre, iki esre
    ve iki üstüne denir :







    b)NUN�U
    SAKİN :
    Cezzimli
    Nun harfine denir :



    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  24. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  25. #13
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    7) İHFA:
    Tanımı
    ; Tenvin veya
    nunu sakinden sonra ihfa harflerinden biri gelirse, ihfa olur. Arkadaşlar ihfa
    yapılırken genizden bir sesin gelmesi
    gerekiyor. İhfanın esası budur. Bazen arkadaşlar genizden ses getirdiklerini
    sanarak yanlış bir uygulama yapıyorlar. Bunun doğru yapılıp yapılmadığını şöyle
    anlayabiliriz. Sesimizi genizden getirirken burnumuzu sıkalım. Şayet ses
    kesilir ve burun tıkanırsa ihfa olur. Yoksa ses hala geliyorsa o zaman ihfa
    olmaz ama biz ihfa yaptığımız zannederiz. Şimdi ihfa harflerini görelim: İhfa
    harfleri 15 tane olup yazacağımız beytin ilk
    harfleridir:










    Şimdi bu harfleri tek tek yazalım:














    Şimdi ihfanın bir kez daha tanımını
    yapalım: Tenvin veya nunu sakinden sonra
    bu onbeş harften biri gelirsen ihfa
    olur. İhfanın genizden gelen bir ses olduğunu belirtmiştik. Örnekleri görelim:










    Arkadaşlar bu örneklere dikkat edelim. İlk örnekte nunu sakin
    dediğimiz cezzimli nun gelmiştir. Onun hemen
    arkasından da ihfa



    Arkadaşlar bu örneklere dikkat edelim. İlk örnekte nunu sakin
    dediğimiz cezzimli nun gelmiştir. Onun hemen
    arkasından da ihfa







    harflerinden


    gelmiştir. Öğle ise ses genizden getirilerek ve birazda
    tutularak okunur. İkinci örnekte ise







    tenvinden sonra harfi
    gelmiştir. Bu takdirde yine ses genizden ve tutularak okunur. Üçüncü örnekte
    aynı şekilde okunur.







    ÖRNEKLER













    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  26. #14
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    12)
    İZHAR :
    Tenvin veya nunu sakinden sonra izhar harflerinden biri gelirse �
    izhar � olur.

    İzhar harfleri altı tane olup aşağıya
    yazdığımız beytin ilk harflerinden meydana gelir.






    Şimdi bunları açık olarak
    olarak yazalım:







    Bunları örneklerle birlikte görelim:






    Arkadaşlar, dikkat ederseniz burada ilk örnekte tenvinden sonra
    izhar harflerinden


    harfi gelmiştir. İkinci örnekte de nunu sakinden (cezzimli nundan )
    sonra
    üçüncü örnekte de nunu sakinden sonra
    izhar harflerinden
    �ha�
    harfi gelmiştir. Gürüldüğü gibi bu üç örnekten sonra izhar harfleri gelmiştir.
    İzharı okurken ihfa gibi genizden ve


    tutularak değil de ; (tenvin ve nunu sakinden sonra gelen izhar
    harfi olursa) süratli bir şekilde okunur ve hiçbir şekilde tutulma olmaz .


    ÖRNEKLER








    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  27. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  28. #15
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    13)
    İKLÂB :

    Tenvin veya nun'u sakinden sonra

    harfi
    gelirse iklab olur. Peki bu iklab nasıl okunur?


    Şimdi

    örneklerde göreceğimiz gibi tenvin ve nun'u sakinden sonra �be



    harfi gelirse ; � be � den



    önce gelen tenvin veya
    nunu sakin mim



    harfine çevrilerek okunur:



    Örneklerle görelim:








    Muhterem arkadaşlar bakınız birinci
    örnekler orijinal kelimelerdir. Ok işaretinden sonra gelen bölüm ise Kur�an-i
    Kerim okunurken, tecvitli olarak nasıl okunacağını gösteren bölümdür. Sanıyorum
    ki �nun� ve �tenvin�in
    � � mim� harfine çevirilişini sizde fark
    ettiniz.



    DİKKAT: Tenvin ve Nunu sakinin�in �mim�




    harfine çevrilerek okunduğunu gözden kaçırmayın, zira bu tecvidin amacı da zaten
    budur.







    ÖRNEKLER








    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  29. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  30. #16
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    14)
    İDĞAMI MAAL ĞUNNE :
    Tenvin veya nun'u sakinden sonra �yemnu

    harflerinden biri gelirse




    idğamı maal ğunne olur. Bu
    harfleri açık olarak yazalım:







    harfleridir. Kardeşlerim yalnız bunlardan:







    harfleri tenvin veya nun'u sakinden sonra gelirse o zaman �ğunneli
    idğam
    � olur.




    İDĞAM
    :

    Birbirinin aynı veya aynı cinsten olan ( buna birbirlerine yakınlığı olan )
    harflerden birincisini diğerine katmaya



    İDĞAM diyoruz. Bu bazen
    tam idğam olur bazen de
    eksik idğam olur.



    Örneklerle görelim:










    Arkadaşlar, ok işaretinin
    sağında ki bölümler Kur�an-i Kerim de ki orijinal örneklerdir.Fakat
    sol taraftaki kısımlar ise bizim , sağ tarafta yazılı olan bölümü tecvitli
    olarak nasıl okumamız gerektiğini göstermektedir. Lakin şu farklılığa








    dikkatinizi çekmek isterim: Nun'u sakinden sonra ve
    bir kelime içinde gelirse










    idğamı maal ğunne olmaz.
    İZHAR gibi okunurlar. Örnekleri görelim:







    Arkadaşlar bakınız burada ki nun'u sakinleri kırmızı ile belirttim. Fakat nun'u
    sakinden sonra gelen vav ve
    ya





    harflerinden dolayı burada
    idğam yapılmaz. Sadece burayı okurken izhar
    varmış gibi okuruz. Kısaca söylemek gerekirse
    YAZILDIĞI GİBİ
    okunur.



    ÖRNEKLER







    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  31. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  32. #17
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    15) İDĞAM-I BİLAĞUNNE:
    Tenvin veya nunu sakinden sonra �lam
    ve �ra
    harflerinden
    biri gelirse idğamı bila

    ğunne olur. Kardeşlerim burada da idğam var, fakat burada tutulma
    olmaz ve hemen suratli bir şekilde geçilir. Örneklerle


    görelim:






    Arkadaşlar
    burada daha önceki örneklerde görüldüğü gibi okun sağında ki bölüm Kur�an-i
    Kerim�de geçen orijinal örneklerdir. İşaret okunun solunda ki bölüm ise, sağdaki
    bölümü tecvitli olarak nasıl okumamız gerektiğini gösteren bölümdür.





    ÖRNEKLER









    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  33. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  34. #18
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    16) İDĞAMİ MİSLEYN :
    Aynı
    harfin iki defa arka arkaya gelerek, birincisinin
    sakin
    (cezzimli)
    ikincisinin harekeli olarak gelmesi durumunda
    birincisi ikincisine katılarak okunur. İşte
    biz buna idğamı misleyn diyoruz. Burada bir
    noktayı önemle

    belirtelim ki ; eğer mim ve nun
    harfleri

    birbirleri arkasından gelirse o zaman idğamı
    misleyn maal ğunne
    olur.


    Yani ğunneli
    idğam
    olur. Örneklerle görelim :







    Arkadaşlar sanıyorum ki artık sizde ok işaretinin sağında ki
    bölümün Kur�an-i Kerim deki orijinal bölüm olduğunu , solunda ki bölümün ise
    sağdaki kısmın tecvitli okunuşu olduğunu biliyorsunuz . Evet , bakınız arka
    arkaya gelen bu iki harf, okunurken, solda ki bölüm de olduğu gibi, şeddeli
    okunduğunu ( ama bunun yazılmadığını , sadece tecvitli olarak öğle



    okunduğunu) anlamışsınızdır. Arkadaşlar bir de �nun

    harfi yine � nun � harfine uğrarsa (yani
    iki nun arka arkaya gelirse) o zaman


    idğami misleyn maal ğunne
    olur. Bunu biraz tutarak okuruz. Örnekle görelim :





    Bu iki örneğe bakınız, arka arkaya gelen
    iki nun , okunurken sanki şeddeli bir nunmuş gibi okuruz.





    ÖRNEKLER








    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  35. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  36. #19
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart


    17)SAKİN MİM�İN (CEZZİMLİ
    MİM )ÜÇ HALİNİ GÖRELİM:



    1)Sakin
    mim, mim harfine uğrarsa
    İdğami Misleyn Maal Ğunne olur :




    Bu
    kısmı okurken � mim harfi, mim harfine uğradığı için, ğunneli ve tutularak
    okunur.




    2)
    Sakin mim, �Be

    harfine uğrarsa Dudak ihfası ( ihfayı şefeviye) olur:










    Efendim,
    burada kırmızı ile yazılmış � mim �harfi okunurken �be
    � harfine hemen geçilmez ve burada bir buçuk elif miktarı


    tutularak(ama
    dudaklar önde tutulur) sonrada okumaya devam edilir.




    3)
    Sakin mim ,
    yukarda ki iki harfin dışında ki harflerden birine uğrarsa
    İZHAR olur:




    Biliyoruz ki İzhar, okunurken hiç
    beklemeden okumaya devam etmektir. Yani tutma olmak.






    ÖRNEKLER








    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  37. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  38. #20
    إلهيعشق Hizmet Nimettir İlâhi âşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Bulunduğu Yer
    Dünyanın incisi İstanbul'da...
    Mesajlar
    19,020
    Blog Başlıkları
    31
    Teşekkür
    14,463
    Teşekkür almış: 13,193 / 7,102 Konu

    Standart

    18) İDĞAMI
    MÜTECANİSEYN:

    Mahareçleri ( çıkış yerleri ) bir olan, fakat sıfatları başka olan harfler
    birbirine uğrarsa İdğamı

    Mütecaniseyn olur. Arkadaşlar bu tecvidi görürken ,
    mahreçlerinden dolayı, harflerini üç başlık altında inceleyeceğiz:



    1)
    � , �Dal
    , �Te� >
    harfleri. Arkadaşlar bu harflerden hangisi önce gelirse, önce gelen
    harf


    arkasından gelen ikinci harfe çevrilerek okunur. Şimdi bunu örneklerle
    görelim:







    Solda ki
    Şeddeli olan bölüm, tecvitli okuduğumuz da ağzımızdan çıkması gereken okuma
    şeklidir. Fakat Kur�an-i Kerim�de ise sağda ki gibi yazılır ama okurken solda
    ki gibi okunur.




    2)

    , �Zal� , �Se
    > harfleri.
    Öncekinde olduğu gibi bunda da, bu harflerden hangisi önce



    gelirse, daha sonra gelen harfe dönüşerek okunur. Örneklerini
    görelim:








    Arkadaşlar bakınız birinci bölümde ki � zal� harfi � zı � harfine ; � se�
    harfide � zal� harfine nasıl dönüşmüş. Tabi ki biz okurken şeddeli imiş gibi
    okuruz. Yani solda ki gibi okuruz.


    3)


    be
    , �mim� > harfleridir.
    Fakat burada önemli olan bir nokta var;
    Mutlaka � be�

    harfi
    önce gelmeli.

    mim
    � harfi önce gelirse olmaz: Aşağıda � be
    harfinin �mim� harfine çevrilerek şeddeli bir
    şekilde okunduğunu görüyorsunuz. Yazıda yok ama okurken şeddeli okuruz.






    ÖRNEKLER










    Haydi! Ümmet-i Muhammedin birliğine Aşk ile Bismillah…



  39. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


+ Konuyu Cevapla
Toplam 2 Sayfadan 1. Sayfa 1 2 SonuncuSonuncu

Konu Bilgisi

Aktive Benutzer

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Benzer Konular

  1. Askere Dil Dersleri
    Konuyu Açan: leyla_mecnun, Forum: Semerkand Dergisi.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.02.2009, 19:18
  2. Tecvid öğrenmek isteyenler
    Konuyu Açan: BİZİZ ABLA, Forum: Kur'an-ı Kerim Hazinesi.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.08.2008, 20:08
  3. Tecvid nedir
    Konuyu Açan: BİZİZ ABLA, Forum: Kur'an-ı Kerim Hazinesi.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 03.08.2008, 16:35
  4. Tecvid
    Konuyu Açan: leyla_mecnun, Forum: Dini Kavramlar Sözlüğü.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.07.2008, 19:05
  5. Yöneticilik Dersleri
    Konuyu Açan: İlâhi âşk, Forum: Kitap Özetleri.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.05.2008, 00:47

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.