Ölüyü Yıkama


111. Ümmü Atiyye el-Ensârî (r.anhâ)'dan rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.v), kızı vefat ettiğinde yanımıza gelip:

Onu, üç veya beş yada lüzum görürseniz bundan daha fazla su ve sidr ile yıkayın. Sonuncusunda ise kâfur veya kâfura (benzer) bir şey kullanın. Bitirince, bana haber verin' buyurdu.

Biz yıkama işini(n bittiğini), Resulullah (s.a.v)'e haber verdik. Resulullah (s.a.v), bize:

Hakve" (denilen kendi izannı) verip:

Bunu, ona giydirin (iç gömleği yapın)' buyurdu.[49]

Bir rivayette ise, şu ilave vardır:

(Hadisin ravisi Eyyûb der ki) Hafsa, (bu hadisi) bana, Muhammed (ibn Sîrîn)'in hadisi gibi anlattı. Hafsa hadisinde şu ifade yer almaktadır:

Onu, tek (yada) üç veya beş veyahut yedi yahut lüzum görürseniz bundan daha fazla [50] yıkayın... (Yıkama işi bittiği zaman, Resulullah, bize)

(Yıkama işine,) onun sağından ve abdest azalarından [51] başlayın' buyurdu.... Ummü Atiyye:

Onun saçlarını tarayıp üç örgü yaptık' dedi. [52]

(Muhammed) ibn Şîrîn der ki:

Ümmü Atiyye, [53] Peygamber (s.a.v)'e bey'at eden Ensar'dan bir kadındı. Oğlunu görmek için Basra'ya gelmişti. (Fakat) oğlunu görememişti. Bunun üzerine bize (şunu) anlattı:

Resutullah (s.a.v), kızı vefat ettiğinde yanımıza gelip:

Onu, üç veya beş yada lüzum görürseniz bundan daha fazla su ve sidr [54] ile yıkayın. Sonuncusunda ise kâfur [55] veya kâfura (benzer) bîr şey kullanın. Bitirince, bana haber verin' buyurdu.

Biz yıkama işini(n bittiğini), ResuluIIah (s.a.v)'e haber verdik. Resulü İlah (s.a.v), bize:

Hakve" {denilen kendi izannı) verip:

Bunu, ona giydirin (iç gömleği yapın) [56] buyurdu."

Giydirin" ifadesinin, "Onu, onun içerisine sarın" anlamında olduğunu iddia etmiştir.

Yine (Muhammed) ibn Sîrîn'de, bu kelimenin; "izar yapın" anlamında değil de, "giydirin" anlamında olduğunu kaydetmiştir. [57]

Bir rivayette ise şu ifade yer almaktadır:

Peygamber (s.a.v), 'Hikve' denilen izarını (belinden) çikanp: 'Bu izan, ona iç gömleği yapın' buyurdu.[58]

Başka bir rivayette ise, Ümmü Atiyye der ki:

Peygamber (s.a.v)'in kızının saçlarını üç örgü yaptık."

Vekî der ki: Süryân es-Sevrî: 'Alnın perçemini bir bukle, (başın) iki yan tarafının saçlarını da (ayrı ayrı) iki bukle (yaptık)' dedi. [59] Yine diğer bir rivayette ise, Ümmü Atiyye şöyle der:

Saçlanna üç örgü yaptık. Alnının perçemini bir bukle, (başın) iki yan tarafının saçlarını da (ayrı ayrı) iki bukle (yaptık) [60] Yine konu ile ilgili başka bir rivayette, Ümmü Atiyye şöyle der:

Resulullah (s.a.v)'in kızı Zeyneb [61] vefat edince, Resulullah (s.a.v), bize:

Onu tek, üç yada beş defa yıkayın. Beşincisinde, kâfur yada kâfura (benzer) bir şey kullanın. Onu yıkadığınızda, (yıkama işinin bittiğini) bana bildirin buyurdu. (Yıkama işi bittiği zaman) bunu, Resulullah (s.a.v)'e haber verdik. Resulullah (s.a.v), bize:

Hakve" (denilen kendi izannı) verip:

Bunu, ona giydirin (iç gömleği yapın)' buyurdu.[62]

Bu hadisin bu şekildeki metinlerin)i, Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir. Tirmizînin rivayetinde, Tek, üç yada beş" ifadesi yer almaktadır.[63]

Yine başka bir rivayette, Ümmü Atiyye şöyle der:

Onun saçlarına üç örgü yaptık ve saçlannı arkasına salıverdik Yine başka bir rivayet ise şu şekildedir:[64]

Resulullah (s.a.v), bize: '(Yıkama işine,) onun sağından ve abdest azalanndan başlayın' buyurdu [65]

Ebu Davud'un bir rivayeti ise, Tirmizî'nin bir rivayetine benzer olup bu rivayette, yaptık" yerine saçlannı taradık" ifadesi yer almaktadır. [66]

Yine Ebu Davud'un bir rivayetinde da yedi veya lüzum görürseniz bundan daha fazla" ilavesi yer almakdır.[67]

Nesâî'de, bu hadisi, Tirmizfnin rivayetine benzer bir şekilde rivayet etmiştir. [68]

Yine Nesâî'nin başka bir rivayeti İse şu şekildedir:

Kadınlar, Peygamber (s.a.v)'İn kızını yıkarmışlar [69]

Yine Nesâî'nin konu ile ilgili başka birine onun saçlarına) üç örgümü yaptınız?' diye sordum. Ümmü Atiyşka bir rivayeti de şu şekildedir:[70]

Yine Nesâî'nin başka bir rivayetinde iki yada yedi" ilavesi yer almaktadır.[71]

Yine Nesâî'nin diğer bir rivayetinin sonunda, Onun saçlarını tarayıp üç örgü yaptık ve saçlarını arkasına Salıverdik" ifadesi yer almaktadır. [72]

Yine Nesâî'nin bir rivayeti daha var. Bu rivayetin sonunda şu ifade yer almaktadır:

(Hadisin ravisi Eyyûb) ResuluIIah (s.a.v)'in, 'onu, ona giydirin' sözü, 'onu ona izar yapın' mı demektir?' diye sordum. Muhammed ibn Sîrîn'de:

Hayır! Zannetmiyorum. Yalnız 'onu, onun içine sarın' anlamında olsa gerek1 diye cevap verdi.[73]





[48] Cenaze: Gömülmemiş ve gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü. Ölüyü gömmek için yapılan tören ve işlemler.

İslâm bu tören ve işlemler ile ilgili olarak bazı emir ve nehiyler getirmiştir. Genellikle bunlar sünnet ile sabit olan ve Hz. Peygamber (s.a.v) tarafından bizzat uygulanan ve bize kadar intikal eden hususlardır.

Ölüm, Allah'ın değişmez sünneti içerisinde doğal bir olaydır. İslam inancı bakımından ölüm, bir son olmayıp yeni bir hayatın başlangıcıdır. Mutlaka yaşanacak olan bu yeni hayat için insanın bu dünyada iken hazırlık yapması gerekir. Bunun için de, konu ile ilgili tavsiyeler dikkate alınıp onlara uygun davranışlar sergilenir. Bu emir ve tavsiyeler, bu geçici dünyanın en güze! şekilde yaşanmasını sağlamaya yeteceği gibi, gelecekteki hayat için de bir hazırlık teşkil edecek özelliktedir, (ç)

[49] Buhârî, Cenâiz 8, 12; Müslim. 36-43 (939); Ebu Dâvud, Cenâiz 28-29 (3142, 3143, 3144, 3145, 3146); Tirmizî, Cenâiz 15 (990); Nesâî, Cenâiz 28, 30, 31, 31, 32, 33, 34, 35, 36; İbn Mâce, Cenâiz 8 (1458, 1459); Ahmed b. Hanbel, 5/84, 6/407

[50] ResuluIIah (s.a.v)'in, cenazeyi; bir, üç, beş veya yedi defa, lüzum görüldüğü takdirde daha fazla yıkama emri, tek olmak kaydıyla yediden fazla yıkamanın müstehab olduğunu göstermektedir. Çünkü fazla yıkamak, daha fazla temizliğe sebep olur. (ç)

[51] Ölüye abdest aldırmanın hikmeti; onun Müslümanlığını bir defa daha ortaya koymak ve abdest organlarının ahirette daha çok parlamasını sağlamaktır, (ç)

[52] Buhârî, Cenâiz 9; Müslim, Cenâiz 39 (939)

[53] Ummü Atiyye, kadınların cenazelerini yıkamakla görevli bir kadındı. Ümmü Atiyye, Zey-neb'i yıkarken yanında Esma bint. Umeys ile Leylâ bint. Kanif vardı. B.k.z: Ebu Dâvud, Cenâiz (3157) (ç)

[54] Sidr: Arabistan kirazı denilen bir ağacın ismidir. îki çeşittir. Birinin yemişi, gayet güzeldir. Sidr, ölünün kirini gidermek için sabun yerine kullanılırdı, (ç)

[55] Kafur: Cenazeyi yılarken suya katılan kokulu bir maddedir. Hindistan'da yetişen bir ağacın zamkından yapılır, (ç)

[56] Resulullah (s.a.v)'in, sırtındaki elbisesini vererek kızının vücuduna sarılmasını emir buyurması; asar-ı şerifesi ile teberrük olunmak içindir. Bunu, bütün işler bittikten sonra vermesi, elbise cesetten cesede geçerken araya fasıla girmemesi içindir. B.k.z: Ahmed Davudoglu, bahih-ı Müslim Terceme ve Şerhi, 5/169-170 (ç)

[57] Buhârî, Cenâiz 15

[58] Buhârî, Cenâiz 12

[59] Buhârî, Cenâiz 16

[60] Müslim, Cenâiz 41 (939)

[61] Her ne kadar İbn Mâce'nin rivayetinde, vefatı söz konusu edilen; Resulullah (s.a.v)'in kızından maksadın, Ümmü Gülsüm olduğu ifade ediliyorsa da, bu rivayette açıkça belirtil' digi üzere, hicretin 8. yılında ölen, Zeyneb'tir. Yalnız bu iki rivayet arasında bir çelişki yoktur.

Çünkü Abdilberr (ö. 463/1071)'in açıkça bir şekilde ifade ettiği gibi, konu ile ilgili bu hadisleri rivayet eden Ümmü Atiyye, hem Zeyneb'in ve hem de Ümmü Gülsüm'ün cenazelerini yıkamış ve her ikisinin de cenazesini yıkarken Hz Peygamber (s.a.v) onun yanına gelmiş olabilir. Bu bakımdan İbn Mâce'nin rivayetinde anlatlan olay ile konumuzu teşkil eden olay, iki ayrı olaydır, (ç)

[62] Müslim, Cenâiz 40 (939)

[63] Tirmizî, Cenâiz 15 (990)

[64] Tirmizî, Cenâiz 15 (990)

[65] Tirmizî Cenâiz 15 (990)

[66] Ebu Dâvud, Cenâiz 28-29 (3143)

[67] Ebu Dâvud, Cenâiz 28-29 (3146)

[68] Nesâî, Cenâiz 32, 34

[69] Soruyu soran kişi, hadisin ravisi Hafsa'dır. Nesâî Cenâi 30

[70] Nesâî, Cenâiz 30

[71] Nesâî, Cenâiz 34

[72] Nesâî, Cenâiz 32

[73] Nesâî, Cenâiz 36