Orijinalini görmek için tıklayınız : 25/03/2008 Haftanın sorusu FİTNE
Nedir Fitne?
:gül::gül:Kıymetli yorum ve görüşlerinizi bekliyoruz:gül::gül:
FİTNE
Ayrılık, karışıklık, kargaşa; insanı hak ve hakîkatten saptıracak şey. İnsanları sıkıntıya, belâya düşüren, müslümanların zararına sebeb olan iş. Düşmanlığa sebeb olan şey.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
... Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür... (Bekara sûresi: 191)
Kıyâmet kopmadan önce, her yeri fitneler kaplıyacak. Fitnelerin zulmeti, ortalığı karanlık gece gibi yapacak. O zaman evinden mü'min olarak çıkan kimse, akşama kâfir olarak evine dönecek. Akşam mü'min olarak evine gelen, sabaha kâfir olarak çıkacak. O zaman oturmak, ayakta kalmaktan hayırlıdır. Yürüyen koşandan daha iyidir. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed İbni Hanbel)
Fitne uykudadır, uyandırana Allah lânet etsin! (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Zamânımız fitne zamânıdır ve yakındır ki, fitneler dünyâyı sarar. (İmâm-ı Rabbânî)
Fitne çıkaran âlimden ve câhil âbidden (çok ibâdet edenden) sakınınız. Bunların hâline meftûn olan (gönlünü kaptıran) için ikisi de fitnedir. Hem de çok tehlikelidir. (İmâm-ı Şa'bî)
Gönül_dostu
25.03.2008, 14:45
Herkes birbirini fitne ile uyarıyor, "sakın sen de bu halinle veya bu sözlerinle fitneye alet olma, işte başını açıver veya geçici olarak şöyle şöyle yapıver" diye kişilerin çeşitli telkinlerde bulunduğunu müşahede
ediyoruz. Hocam bu konuya açıklık getirirseniz
memnun oluruz.
(Av. İhsan UÇMAN)
Cevap: Fitne; insanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya hak ve hakikatten saptıracak şey, fikir ihtilafıdır.
Aziz ve celîl olan Allahû Teâlâ’nın “Ey mü’minler, müşriklere karşı cihad ediniz, ta ki fitne (şirk) ortadan kalk ve tevhid her vechile Allah’a münhasır ola. Eğer müşrikler şirkten vazgeçerlerse her halde Allah amellerini görür (ve ecirlerini ona göre verir)” (Enfal /39)
Kur’an-ı Kerim’de otuzdört ayette fitne kelimesi geçmektedir. Medine döneminde nazil olan bazı ayetlerde, "fitne öldürmekten daha şiddetli bir suçtur." (Bakara 217) şeklindeki açıklamalarla inkârcılar tarafından müslümanların inançlarına yöneltilen fitnenin taşıdığı tehlikenin büyüklüğü vurgulanmış dış düşmanın gerçekleştirmeyi umduğu küfür ve şirk hakimiyetine karşı silahlı mücadeleye girişerek fitnenin bertaraf edilmesi ve Allah’ın dininin hakim kılınması müşterek bir ideal olarak ortaya konmuş, bu suretle fitne kavramı ferdî sıkıntı veya buhrana işaret eden eski konumundan bir iman ve zihniyet savaşının sebebi şeklinde yerini almıştır.
Fitne kavramının kapsamı, dinî, ahlâkî, ilmî ve ictimaî çöküşü içine alacak şekilde geniştir. Peygamberimiz (s.a.v.);
“Yakında fitneler meydana gelecektir. O zaman oturan ayakta durandan, ayaktaki yürüyenden, yürüyen koşandan hayırlıdır.” buyurmuştur. Bu hadisten kişinin böyle olaylara ne ölçüde bulaşırsa o nisbetle sorumlu ve günahkâr olacağı anlaşılmaktadır.
Peygamberimiz (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde; “Karanlık gecenin (zifiri) karanlıklarına benzeyen fitneler zuhûr etmeden amellere şitab edin (zira o fitneler zûhûr ettiği vakit) kişi mü’min olarak sabahlayacak, kâfir olarak akşamlayacak, yahut mü’min olarak akşamlayacak kâfir olarak sabahlayacak, dinini bir dünya metâı mukabilinde satacaktır.” buyurmuşlardır. (Müslim 1/446)
Hadisin manası: Gece karanlıkları gibi yığın yığın fitneler zuhûr edip iş işten geçmeden amel ve ibadetlere teşviktir. Çünkü bu fitneler o kadar büyük ve korkunç olacak ki, onların şerrinden kimse ibadet ve amellere vakit bulamayacaktır. Rasûlullah (s.a.v.) bunların şiddetini, “kişi mü’min olarak sabahlacak, kafir olarak akşamlayacaktır” buyurarak ifade etmiştir.
Yani fitnenin dehşetinden insan bir günde bu derece muazzam tehavüller geçirecek, günü gününe saati saatine uymayacaktır.
Çünkü fitneler çoğaldığı zaman kalpler bozulur, iman safiyeti kalmaz, kalplere gaflet ve fısk-u fücûr dolar. Bunlar da bir insanın şekaveti için kâfi sebeplerdir. Nitekim komünizm felaketine maruz kalan yerlerde bir çok müslümanların -el iyazü billâhi- irtidat ettikleri canlı örneklerdir. Bu sebeple İslâm dışı, ilâhî sistem dışı küfür ve şirk sistemleri içindeki mü’minlerin iman ve âmeli muhafaza etmeleri müşkildir. Çünkü beşerî sistem akla ve hissiyata dayanır. İlâhi sistem ise vahye dayanır. Allah herşeyi iyi bilen hüküm ve hikmet sahibidir.
Fitne, Allah ve Rasûlünün emirlerine karşı harb ilanı yapanlara göre farklıdır. Örneğin başörtüsü bir fitne aletidir. İlâhî nizamı değer ölçüsü olarak kabul etmek bir fitne veya bir irticâ alâmetidir. Halbuki dinen bir kişi ya mü’mindir, ya kâfir, ya müşrik veya münafıktır başka isim aramaya lüzum yoktur.
Bunun yanında birileri haramlarla zevklenir, haramlarla telezzüz eder, kıtal, zina, içki, kumar, fuhşiyat ve münkerat gibi nice haramlarla meşgul olur, bunun adı fitne veya haddi aşma değil, çağdaşlık olur. Bu haramları irtikab etmeyi fazilet gibi sunar, başkalarını aldattığını zanneder ama ancak kendini kandırır. Halbuki bir mü’min için yegane değer ölçüsü Kur’an ve sünnettir.
Bir başörtüsünü basit görmeyin. İşte falan yere giriversin ne olacakmış çıkarıversin, fitneye vesile olmasın diye basit tabirlerle geçiştirmeyin! Bu Kur’anla bir savaştır. Hicretin ikinci yılında, vukû bulan Beni Kaynuka gazvesine, müslümanla yahudiler arasında çıkan kavga sebep olmuştu.
Bir müslüman arap kadını bazı şeyler satmak üzere Kaynukaoğulları pazarına gidip satacağını sattıktan sonra bir kuyumcunun dükkanına oturmuş orada bulunan yahudiler kadının yüzünü açmak istediler ise de kadın buna diretti. Kuyumcu kadıncağızın elbisesinin arka eteğini sırtına iliştirdi. Kadın ayağa kalkınca edep yeri göründü, Yahudiler gülüşmeye başladılar. Kadın feryat etti. O sırada oralarda bulunan müslümanlardan birisi yahudi kuyumcunun üstüne atılıp onu öldürdü. Yahudiler de toplanıp müslümanı öldürdüler. Öldürülen müslümanın ailesi de Yahudilere karşı müslümanlardan imdat istedi. Müslümanlar Yahudilere karşı öfkelendiler bu yüzden Kaynukaoğulları yahudileri ile müslümanlar arasında husûmet başladı.
Rasûlullah ile aralarında bulunan anlaşmayı bozan yahudilerin ilki bunlar oldu. (Fıkhu's Siyre /238)
Beni Kaynuka hadisesinden sonra Rasûl-ü Ekrem artık yahudi katibi kullanmamaya karar verdi. Neccaroğullarından Zeyd ibni Sabit’i yanına katip aldı, böylece Medine yahudilerinden vatandaşlık muahedesini ilk bozan Beni Kaynuka kabilesiydi. Medineden ilk sürülen kabile de Beni Kaynuka oldu. (Peygamberimizin Hayatı, Zekai Konrapa s.323)
Bu olay gösteriyor ki İslâm’ın kadına farz kıldığı örtünme, kadının yüzünü de içine almaktadır. Yok eğer böyle olmasaydı kadının yüzünü örterek yolda yürümesine herhangi bir ihtiyaç kalmazdı. Müslüman kadının yüzünü örtmesi kendisine emredilen dini bir hükmü yerine getirme duygusuyla olmamış olsaydı elbette yahudiler, kendilerini bunu yapmaya iten bir şey bulamazlardı. Çünkü, yahudiler, bununla kadındaki açıkça görülen dini şuuru rencide etmek istediler. (Fıkhu's Siyre, 240)
Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de “Münafıkların erkek ve dişi cümlesi kötülükte yek, diğerinin aynıdır. Çünkü bazıları bazılarından neş’et etmiş bir damardır.” Cümlesinin din-i Muhammediye ve ehl-i imana ihanette çalışmaları birdir ve sıfat-ı nifakta erkeğin kadından ve kadının erkekten farkları yoktur. “Onlar kötülüğü emreder iyilikten alıkor, fesat ve fitne çıkarmakta hepsi beraberdir.” (Tevbe /67)
Fitne kavramı Kur’an’daki anlamıyla hadislerde de geniş ölçüde geçmektedir. Hadislerde ayrıca deccal fitnesi, mesih fitnesi, şeklindeki tabirlerle kıyamet alâmetleri diye bilinen gelişmelere de fitne denildiği görülür.
Bazı hadislerde fitne İslâm’ın ilk asırlardan itibaren vukû’ bulan dinî ve siyasî çalkantıları, ictimaî huzursuzlukları haber veren ifadeler, içinde yer almıştır. Bu hadislerde fitne genellikle, İslâm ümmetinin birlik ve bütünlüğünü bozan bir komployu veya her türlü yıkıcı faaliyeti ifade eder. Bunların birinde Hz. Peygamber bir takım fitnelerin yağmur selleri gibi evlerinizin arasında aktığını görüyorum demiştir. Hadis alimleri bununla bilhassa Hz. Osman’ın şehadetini örnek verirler.
Ayrıca Buharî zamanla insanlar arasında bilgi ve dindarlık farklarının kalkıp herkesin cehalette ve dinî konulardaki gevşeklikte birbirine benzemesi, amellerin azalması, fitnenin çoğalması, öldürme olaylarının artması, can, mal, din, akıl güvenliklerinin ortadan kalkması gibi olumsuz gelişmelerin vukû bulacağını haber vererek fitne kavramının kapsamını dinî, ahlâkî, ilmî ve ictimaî çöküşü içine alacak şekilde önemine binaen geniş tutmuştur.
Allahû Teâlâ şöyle buyuruyor: “Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder) biliniz ki, Allah’ın azabı şiddetlidir.”
Allah’ım ümmet-i Muhammedi imanda dâim, Kur’an’a mahkûm et. (Amin)...
ilahiaşk
25.03.2008, 17:46
Fitne çıkarmak
Sual: Fitne nedir?
CEVAP
Fitne imtihan demektir. Anarşi, bozgunculuk, günah, şirk, bela ve daha başka manalara gelirse de, ekseriya bölücülük, bozgunculuk anlamında kullanılır. Abdülgani Nablusi hazretleri buyuruyor ki:
(Fitne, Müslümanlar arasında bölücülük yapmak, onları sıkıntıya, zarara, günaha sokmak, insanları isyana kışkırtmak demektir.) [Hadika]
İmam-ı Birgivi hazretleri de, fitneyi böyle tarif etmiştir. (Tarikat-ı Muhammediyye)
Muhammed Hadimi hazretleri de fitneyi benzeri şekilde tarif ettikten sonra, yetmişten fazla fitne çeşidi bulunduğunu bildirerek buyuruyor ki:
(Fitne çıkarmak haramdır. Kur'an-ı kerimde, dinden saptırmak için fitne çıkaranların Cehenneme atılacağı ve fitne çıkarmanın adam öldürmekten daha kötü olduğu ve hadis-i şerifte de, fitne çıkarana Allahü teâlânın lanet edeceği bildirilmektedir.) [Berika]
Fitnenin değişik manalarına Kur’an-ı kerimden birkaç örnek verelim:
1- Şirk, küfür:
(Fitne tamamen yok oluncaya kadar kâfirlerle savaşın!) [Bekara 193]
2- Günah:
(Bizi fitneye düşürme) diyenlerin kendileri fitneye düşmüştür. (Tevbe 49)
3- Bozgunculuk, kavga, ihtilal, bagilik [isyan], anarşi, kargaşa, bölücülük, fesat:
(Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür.) [Bekara 191]
(Allahü teâlânın emirlerini yerine getirmez, kendi aranızda dost olmazsanız, yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.) [Enfal 73]
Birkaç hadis-i şerif meali:
(Fitne uykudadır. Fitneyi uyandırana Allah lanet etsin!) [İ.Rafii]
(Din, dünya menfaatine alet edilince, fitneler zuhur eder.) [A.Rezzak]
(Fuhuş yayılınca fitne çoğalır.) [Deylemi]
(Fitneler artmadıkça, kıyamet kopmaz.) [Buhari]
(Eshabım arasında fitne çıkacak, o fitnelere karışanları, Allahü teâlâ benimle olan sohbetleri hürmetine affedecektir. Bu fitnelere karışan Eshabıma dil uzatan Cehenneme girecektir.) [Müslim]
4- İmtihan:
(Sana [Miracta] gösterdiğimiz temaşayı halk için bir fitne [imtihan] yaptık.) [İsra 60]
(Mallarınız, çocuklarınız, sizin için fitnedir [imtihandır].) [Tegabün 15]
(Biz onlardan öncekileri de, fitneden [imtihandan] geçirdik.) [Ankebut 3]
5- Bela, musibet:
(Bir fitne olmayacak sandılar da, kör ve sağır kesildiler.) [Maide 71]
(O fitneden sakının ki, o sadece zalimlere dokunmakla kalmaz.) [Enfal 25]
6- Azab:
Onlara, (Fitnenizi [azabınızı] tadın) denecektir. (Zariyat 14)
7- Eziyet, işkence:
(Fitneye [eziyete, işkenceye] uğratıldıktan sonra hicret edip, ardından da sabrederek cihad edenlerin yardımcısı elbette Rabbindir.) [Nahl 110]
8- Deli:
(Fitneye düşeni [deli olanı] yakında sen de, onlar da görecek.) [Kalem 5,6]
9- Zarar verme:
(Seferde iken, kâfirlerin sizi fitneye düşürmelerinden [zarar vermelerinden] endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda bir vebal yoktur.) [Nisa 101]
10- Sapıklığa düşürme:
(Siz ve taptıklarınız, Cehenneme girecek olanlardan başkasını fitneye düşüremez [saptıramaz]) [Saffat 161-163]
Üç hadis-i şerif meali:
(Ahir zamanda, âlim [geçinen]ler fitne unsuru olur, camiler ve hafızlar çoğalır, ama, içlerinde [hakiki] âlim hiç bulunmaz.) [Ebu Nuaym]
(Fitne [bid’at, sapıklık, küfür] yayıldığı zaman, hakikati, doğruyu bilen, [imkanı nispetinde, söz ile, yazı ile, medya = gazete, dergi, radyo, tv ile] başkalarına [mümkün olan her yere ve herkese] bildirsin, [imkanı var iken, bir engel de yok iken bildirmezse], Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun!) [Deylemi]
(Ahir zamanda, âlim ve ilim azalır, cahillik artar. Cahil ve sapık din adamları, yanlış fetva vererek fitne çıkarır, doğru yoldan saptırırlar.) [Buhari]
11- Uydurma mazeret:
(Onların, sadece “vallahi, biz müşrik değildik” sözlerinden başka fitneleri olmayacaktır.) [Enam 23]
12- Dalalet:
(Allah birini fitneye [dalalete, şaşkınlığa] düşürmek isterse, Allah’a karşı senin elinden bir şey gelmez.) [Maide 41]
13- İnsana sıkıntı ve zarar veren her şey:
Hadis-i şerifte, imamın namazı uzatıp cemaati sıkıntıya sokması fitne olarak bildirilmiştir. İhtiyara, “tecvitsiz namaz kılınmaz” demek gibi yapamayacağı fetvayı vermeye de fitne denmiştir.
Üç hadis-i şerif meali:
(Ümmetim için en korktuğum şey, kadın ve içki fitnesidir.) [İ. Süyuti]
(Güzel saç, güzel ses, güzel yüz, fitneye düşürebilir.) [Deylemi]
(Âdem aleyhisselamdan itibaren, Deccaldan büyük fitne yoktur.) [Müslim]
salihamidzic
01.04.2009, 11:58
[sıze=2]fitne çıkarmak[/sıze]
[sıze=2]sual: fitne nedir?[/sıze]
[sıze=2]cevap[/sıze]
[sıze=2]fitne imtihan demektir. Anarşi, bozgunculuk, günah, şirk, bela ve daha başka manalara gelirse de, ekseriya bölücülük, bozgunculuk anlamında kullanılır. Abdülgani nablusi hazretleri buyuruyor ki:[/sıze]
[sıze=2](fitne, müslümanlar arasında bölücülük yapmak, onları sıkıntıya, zarara, günaha sokmak, insanları isyana kışkırtmak demektir.) [hadika][/sıze]
[sıze=2]imam-ı birgivi hazretleri de, fitneyi böyle tarif etmiştir. (tarikat-ı muhammediyye)[/sıze]
[sıze=2]muhammed hadimi hazretleri de fitneyi benzeri şekilde tarif ettikten sonra, yetmişten fazla fitne çeşidi bulunduğunu bildirerek buyuruyor ki:[/sıze]
[sıze=2](fitne çıkarmak haramdır. Kur'an-ı kerimde, dinden saptırmak için fitne çıkaranların cehenneme atılacağı ve fitne çıkarmanın adam öldürmekten daha kötü olduğu ve hadis-i şerifte de, fitne çıkarana allahü teâlânın lanet edeceği bildirilmektedir.) [berika][/sıze]
[sıze=2]fitnenin değişik manalarına kur’an-ı kerimden birkaç örnek verelim:[/sıze]
[sıze=2]1- şirk, küfür:[/sıze]
[sıze=2](fitne tamamen yok oluncaya kadar kâfirlerle savaşın!) [bekara 193][/sıze]
[sıze=2]2- günah:[/sıze]
[sıze=2](bizi fitneye düşürme) diyenlerin kendileri fitneye düşmüştür. (tevbe 49)[/sıze]
[sıze=2]3- bozgunculuk, kavga, ihtilal, bagilik [isyan], anarşi, kargaşa, bölücülük, fesat:[/sıze]
[sıze=2](fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür.) [bekara 191][/sıze]
[sıze=2](allahü teâlânın emirlerini yerine getirmez, kendi aranızda dost olmazsanız, yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.) [enfal 73][/sıze]
[sıze=2]birkaç hadis-i şerif meali:[/sıze]
[sıze=2](fitne uykudadır. Fitneyi uyandırana allah lanet etsin!) [i.rafii][/sıze]
[sıze=2](din, dünya menfaatine alet edilince, fitneler zuhur eder.) [a.rezzak][/sıze]
[sıze=2](fuhuş yayılınca fitne çoğalır.) [deylemi][/sıze]
[sıze=2](fitneler artmadıkça, kıyamet kopmaz.) [buhari][/sıze]
[sıze=2](eshabım arasında fitne çıkacak, o fitnelere karışanları, allahü teâlâ benimle olan sohbetleri hürmetine affedecektir. Bu fitnelere karışan eshabıma dil uzatan cehenneme girecektir.) [müslim][/sıze]
[sıze=2]4- imtihan: [/sıze]
[sıze=2](sana [miracta] gösterdiğimiz temaşayı halk için bir fitne [imtihan] yaptık.) [isra 60][/sıze]
[sıze=2](mallarınız, çocuklarınız, sizin için fitnedir [imtihandır].) [tegabün 15][/sıze]
[sıze=2](biz onlardan öncekileri de, fitneden [imtihandan] geçirdik.) [ankebut 3][/sıze]
[sıze=2]5- bela, musibet:[/sıze]
[sıze=2](bir fitne olmayacak sandılar da, kör ve sağır kesildiler.) [maide 71][/sıze]
[sıze=2](o fitneden sakının ki, o sadece zalimlere dokunmakla kalmaz.) [enfal 25][/sıze]
[sıze=2]6- azab:[/sıze]
[sıze=2]onlara, (fitnenizi [azabınızı] tadın) denecektir. (zariyat 14)[/sıze]
[sıze=2]7- eziyet, işkence:[/sıze]
[sıze=2](fitneye [eziyete, işkenceye] uğratıldıktan sonra hicret edip, ardından da sabrederek cihad edenlerin yardımcısı elbette rabbindir.) [nahl 110][/sıze]
[sıze=2]8- deli:[/sıze]
[sıze=2](fitneye düşeni [deli olanı] yakında sen de, onlar da görecek.) [kalem 5,6][/sıze]
[sıze=2]9- zarar verme:[/sıze]
[sıze=2](seferde iken, kâfirlerin sizi fitneye düşürmelerinden [zarar vermelerinden] endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda bir vebal yoktur.) [nisa 101][/sıze]
[sıze=2]10- sapıklığa düşürme:[/sıze]
[sıze=2](siz ve taptıklarınız, cehenneme girecek olanlardan başkasını fitneye düşüremez [saptıramaz]) [saffat 161-163][/sıze]
[sıze=2]üç hadis-i şerif meali:[/sıze]
[sıze=2](ahir zamanda, âlim [geçinen]ler fitne unsuru olur, camiler ve hafızlar çoğalır, ama, içlerinde [hakiki] âlim hiç bulunmaz.) [ebu nuaym][/sıze]
[sıze=2](fitne [bid’at, sapıklık, küfür] yayıldığı zaman, hakikati, doğruyu bilen, [imkanı nispetinde, söz ile, yazı ile, medya = gazete, dergi, radyo, tv ile] başkalarına [mümkün olan her yere ve herkese] bildirsin, [imkanı var iken, bir engel de yok iken bildirmezse], allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun!) [deylemi][/sıze]
[sıze=2](ahir zamanda, âlim ve ilim azalır, cahillik artar. Cahil ve sapık din adamları, yanlış fetva vererek fitne çıkarır, doğru yoldan saptırırlar.) [buhari][/sıze]
[sıze=2]11- uydurma mazeret:[/sıze]
[sıze=2](onların, sadece “vallahi, biz müşrik değildik” sözlerinden başka fitneleri olmayacaktır.) [enam 23][/sıze]
[sıze=2]12- dalalet:[/sıze]
[sıze=2](allah birini fitneye [dalalete, şaşkınlığa] düşürmek isterse, allah’a karşı senin elinden bir şey gelmez.) [maide 41][/sıze]
[sıze=2]13- insana sıkıntı ve zarar veren her şey:[/sıze]
[sıze=2]hadis-i şerifte, imamın namazı uzatıp cemaati sıkıntıya sokması fitne olarak bildirilmiştir. Ihtiyara, “tecvitsiz namaz kılınmaz” demek gibi yapamayacağı fetvayı vermeye de fitne denmiştir.[/sıze]
[sıze=2]üç hadis-i şerif meali:[/sıze]
[sıze=2](ümmetim için en korktuğum şey, kadın ve içki fitnesidir.) [i. Süyuti][/sıze]
[sıze=2](güzel saç, güzel ses, güzel yüz, fitneye düşürebilir.) [deylemi][/sıze]
[sıze=2](âdem aleyhisselamdan itibaren, deccaldan büyük fitne yoktur.) [müslim][/sıze]
bunu begendım en cok allah razı olsun
Powered by vBulletin™ Version 4.0.5 Copyright ©2010 Adduco Digital e.K. und vBulletin Solutions, Inc. Alle Rechte vorbehalten.