PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 2 Aralık 2009 Tarihli Yeni Konumuz (( ... ))



Nar-ı Aşk
02.12.2009, 13:45
http://i44.tinypic.com/2ds0a5d.gif


Es-Selamü Aleyküm Ve Rahmetullahi Ve Berakâtûhû
kardeşlerim ablalarım abilerim nassiniz eyisiniz inşAllah:)
Bu haftaki konumuzu biraz farklı işlemek istedim inşAllah

sizlerden de destek bekliyorum..
Allah yardımcımız olsun kolay gele diyerek..

Bismillahirrahmanirrahim..

Evetttt...

Bir Sorumuz olacak ve o konu hakkında konuşucaz öğrenicez ve öğreticez inşAllah..

Nasıl başlasam nasıl etsem kine:)

Şimdi canlar Rabbim bize bazı emirler ve yasaklar koymustur..
Muhakkak ki bizim bu emir ve yasaklara uymamız gerekli bizim bu emir ve yasaklara ihtiyacımız var yapmamız gereklidir..
Bunları hepimiz biliyorum elbette..

Simdi bunlar doğru ve yapılmak zorunda.. sorum şu neden insanlar emirlere uymak yerine yasakları yapıyor ?
neden yasaklar yapılmak için uğraşılırken emirler yapılmıyor..?
Burda bize düşen nedir?
neler yapabiliriz ?
ne yapıyoruz ne yapmıyoruz???

Evet canlar yeni konumuz bu destek ve
katkılarınızla bu hafta böyle bir konu işleyelim inşAllah selam ve saygılar...



http://i44.tinypic.com/2ds0a5d.gif


http://bexar-tx.tamu.edu/HomeHort/F1Column/2007%20Articles/Plant%20of%20the%20Week/Grandma%20Yellow%20Rose.jpg

Nar-ı Aşk
02.12.2009, 14:58
Desteklerinizi katkılarınızı bekliyoruz haydin canlar ....

leyla_mecnun
02.12.2009, 16:09
Maşaallah çok güzel bir konu Mevlam razı olsun yolcu kardeşim
İnşaallah katılım bekliyoruz

Nar-ı Aşk
02.12.2009, 16:13
Amin ecmain ablam kardeslerimiz katkıda bulunursa güzellikler olacağına inanıyorum..
ögrenme ögretme acısından bekliyoruz inşAllah..

habercininyeri
02.12.2009, 16:18
Maşaallah çok güzel bir konu Mevlam razı olsun yolcu kardeşim
İnşaallah katılım bekliyoruz

herkes maaşallah güzel dese konuya kim cevap verecek :aglama:

tamam cevap verecegiz az arastırma ve birikim lazım

acele edersek hata ederiz..önce kafayı toparlama sonra da cevaplama...titizim bu hususta..


neler yapabiliriz kısmından baslar tüme varım metodunu uygularım

yakında inşaallah yazarım önce tesekkür ettim yukarıdakiler gibi..

Nar-ı Aşk
02.12.2009, 16:25
Biz tesekkür ederiz efendim bekliyoruz acelemiz yok inşAllah:)

tüme varım yöntemi mantıkkk...hadi bakalım..:)

Nefise
03.12.2009, 23:57
Allahü teâlâ, insanların yaptığı işleri iki kısma ayırmıştır. Bir kısmını beğendiğini, bunları yapanlardan râzı olduğunu, her iş karşılığında, bunlara nimetler vereceğini vâdetmiştir. Vâdettiği iyiliklerin ölçü birimine, sevâb denir. Allahü teâlâ insanların yaptığı işlerden bir kısmını ise beğenmediğini, bunları yapanlardan râzı olmadığını, bunların kötü işlerine kıyâmette, çok acı karşılıklar vereceğini, bildirmiştir. Bu acı karşılıklara, azâb denir.

Azâbların şiddetlerini, çokluğunu bildiren ölçü birimine de, günâh denir.
Günâh, Allahü teâlânın emirlerini yapmamak, yasak ettiklerinden sakınmamak demektir. Emir ve yasaklar, Müslümânlar içindir. Allahü teâlâ, imânı olmayanları, ibâdet etmekle şereflendirmedi. Onlar, her istediklerini yapar, günâh olmaz. Bunlar, ibâdet yapmadıkları, günâh işledikleri için dünyâda azâb çekmezler. Her türlü nimete kavuşurlar. istediklerini, çalıştıklarını elde ederler. Yalnız, zâlim olanları, mahlûklara eziyet verenleri, dünyâda cezâlarını çeker. Kâfirlere, yalnız bir emir verilmiş, onlardan yalnız bir şey istenmiştir. Bu bir emir de, onların îmân etmeleri, Müslümân olmalarıdır. Kâfirler, bu emri dinlemedikleri için, biricik suç işlemiş oluyorlar. Fakat bu suç, en büyük suçtur. Bu suçun cezâsı, pek büyük, çok acı ve sonsuzdur. Dünyâda böyle bir cezâ olamaz. Bu sonsuz cezâ, bunlara, âhirette, Cehennemde verilecektir.

“Ameller, niyete göre...”

Günâhlar, niyetsiz veyâ iyi niyetle işlenirse, günâh olmaktan çıkmaz. (Ameller, niyete göre iyi veyâ kötü olur) hadîs-i şerîfi, tâatlara ve mubâhlara, niyete göre sevâb verileceğini bildirmektedir. Bir kimse, birinin gönlünü almak için, başkasını incitse veyâ başkasının malı ile sadaka verse, yâhut harâm para ile mekteb, câmi yaptırsa, bunlara sevâb verilmez. Zulüm, günâh, iyi niyetle işlenirse, yine günâh olur. Böyle işleri yapmamak sevâbdır. Bunlar, bilerek yapılırsa, büyük günâh olur.

Günâh olduğu bilinmeyerek yapılırsa, Müslümânların çoğunun bildiği şeyleri bilmemek, öğrenmemek de ayrıca günâh olur.

Günâh işlemek nefse tatlı gelir. Bütün bidatler, günâhlar, Allahü teâlânın düşmanı olan nefsi besler, kuvvetlendirir. Küçük günâh işlemeye devâm etmek, bunlarda ısrâr etmek, büyük günâh olur. Büyük günâh işlemeye ısrâr etmek ise, küfre sebep olur.

Rıyâd-un-nâsıhîn kitâbında deniyor ki:
“Harâmları, büyük günâh ve küçük günâh diye ikiye ayırmışlar ise de, küçük günâhlardan da, büyük günâh gibi kaçınmak, hiçbir günâhı küçümsememek gerekir. çünkü, Allahü teâlâ, intikâm alıcıdır ve ganîdir.

istediğini yapmakta hiç kimseden çekinmez. Gazabını, düşmanlığını günâhlar içinde gizlemiştir. Küçük sanılan bir günâh, intikâmına, gadabına sebep olabilir. Resûlullah efendimiz; (Bir zerrecik günâhdan kaçınmak, bütün cin ve insanların ibâdetleri toplamından dahâ iyidir) buyurdu.”

Peygamber efendimiz, eshâb-ı kirâma hitaben;
(Eğer Cennet ve Cehennemi görseydiniz, az güler çok ağlardınız) buyurmuşlardır.

Bir gün Peygamber efendimiz, rastgele gülenleri görünce;
(Benim bildiğimi siz bilseydiniz, az güler, çok ağlardınız) ve (Kur’an-ı kerim, Cennet ve Cehennemin halini bildirirken nasıl böyle gülersiniz) buyurmuşlardır.

Hamîdüddîn Nâgûrî hazretlerine;
-Peygamber efendimiz; (ölüm kefârettir) buyurdu. ölüm günahlara kefâret olunca, âhiret rüsvâlığının mânâsı nedir? diye sual edilince;
-Günah vardır, ölümle affedilir. Günah vardır, kabirde kalmakla affedilir.
Günah vardır, kabir azâbı ile affolur. Günah vardır, Cehennem ateşini görmedikçe ve Cehennem ateşi onu yakmadıkça hiçbir şeyle affolmaz. Buradan o kadar nûr götürmelidir ki, bu nûr, Cehennem ateşini söndürsün ve; “Geç ey mümin, nûrun ateşimi söndürüyor” desin cevâbını vermiştir.

Ahmed bin Âsım Antâkî hazretlerine;
-En büyük günah nedir? diye sorulduğunda:
-Bir günahın günah olduğunu bilmemektir, cevabını vermiştir.

“Sırat köprüsünü mü geçtin?”
Hasan-ı Basri hazretleri, kahkaha ile gülen bir gence;
“Evladım, Sırat köprüsünü mü geçtin veya Cennete gideceğine dair bir garantin mi var da böyle gülüyorsun?” buyurmuştur.

ibrâhim bin Edhem hazretleri de, her zaman şöyle duâ ederdi:
“Yâ Rabbî! Beni günah alçaklığından, sana tâat ve ibâdet lezzetine ulaştır.”
Netice olarak Allahü teâlâ, bazı şeyleri, bazı şeyler için sebep, vesile kılmıştır. imân, itâat ve ibâdetler, Cennete gitmeye vesile, sebep kılındığı gibi; inkâr, isyân ve günahlar da, Cehenneme gitmeye sebeptirler. Hiç kimse, gülerek, sevinerek idam edilmeye gitmez, gidemez. Gülerek, sevinerek günah işleyenin durumu da, bundan farklı değildir. Gülerek işlediği günahlar, o kimseyi Cehenneme götürmektedir. Resûlullah efendimizin buyurduğu gibi:

(Gülerek günah işleyen, ağlayarak Cehenneme gider.)

Osman ünlü

habercininyeri
04.12.2009, 00:01
evet insan yaratılırken mükemmel bir varlık olarak yaratıldıgı kadar

ehseni tegvim sırrı bu

innel insane lezalümün keffar sırrı var bu da kötülüğe meyil hali

insan ebede namzet olarak yaratılmıstır ve donatılmıstır

buradaki şehvet maddi boyutu ile ele alınırsa dünyevilesiz manevi ele alınırsa ahirete iştiyak artar

insan bedeni de öyledir dünyevidir ancak hisleri ile yasamak ister ebedilik arzu eder

ölümün de kendisini yaradana kavusturacagı tohumu dercedilmiş

insan husrandadır ayeti ile ftiha suresindeki sıratı müstegim dengesi bu dünyadadır

malum imtihan alemi..

dünya eglenceden lehviyattan seheviyattan muttasıldır

bu onun mükemmel olmadıgı manasına gelmez

uhrevilik kokan hayatın gereklerini kullugu ile getirir

.............dünya güzel olsaydı kalmazmaydı PAYGAMBER SAS ..demek ahiret hayatı arzulanan hayat

dünya hayatı ise nefsin ve gafletin agır kendini hissettirdigi hayat


dünyaya gafletle bakmak gerek

ahirete ise gafletle bakılmaz

devam ederiz...

leyla_mecnun
04.12.2009, 01:44
herkes maaşallah güzel dese konuya kim cevap verecek :aglama:

tamam cevap verecegiz az arastırma ve birikim lazım

acele edersek hata ederiz..önce kafayı toparlama sonra da cevaplama...titizim bu hususta..


neler yapabiliriz kısmından baslar tüme varım metodunu uygularım

yakında inşaallah yazarım önce tesekkür ettim yukarıdakiler gibi..


Yönetici olarak her konuya biz cevap vererek diğer kardeşlerimize haksızlık olmasın diye vede onların katılımına öncelik tanımak bir nezakettir ayrıca :)

leyla_mecnun
04.12.2009, 02:47
Ve aleyküm selam

Daha öncede belirttiğim gibi güzel bir konu.Nefsimizi ölmeden hesaba çekmeye alıştırdı isek kendimizi şöyle bir özeleştiri yolu ile neden yasaklara meyilliz bulabiliriz herhalde diye düşünüyorum.

Ameller konu olduğunda nefsi tabii dışında tutmak mümkün değil o da bize imtihan aracı olarak verilmiş neticede.Mühim olan nefsin ne olduğunu iyi bilmek ve onun heva ve heveslere meyilli olduğunu bilmek vede cenabı Mevlamızın dediği gibi bize ulaşan her iyiliğin ondan her türlü kötülüğünde nefsimizden geldiğini bilmek.

Nisa suresi79: Sana iyilikten her ne gelirse Allah'tandır, kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir.


Bu açık bir uyarıdır ve nefsimizin bizi eğer terbiye etmez isek her daim hakkımızda şer olanlara yönlendireceği katidir.
Bir tarladan iyi mahsul almanın yolu, tarlanın iyi işlenmesinden geçer. Eğer tarlaya iyi bir bakım yapılmazsa, yabani otlar ve dikenler her tarafı istila eder. İşte, insanın nefsi de tarla gibidir. Eğer terbiye edilmezse, kötü kabiliyetler boy gösterir. Eğer iyi bir terbiyeden geçse, ondan çok istifade edilir.

Ham petrolün arıtılması gibi, nefsin de tezkiyesi (kötü sıfatlardan arındırılması) söz konusudur. Bir kısım tasavvuf ehli, nefsin yedi mertebesinden bahsederler. Bunlar:

1. Nefs–i emmare
2- Nefs-i levvame
3. Nefs-i mutmainne
4. Nefs-i radiyye
5. Nefs-i mardıye
6. Nefs-i mülheme
7. Nefs-i zekiyyedir. (1)

Nefsin, terbiyeden geçmemiş hali, nefs-i emmaredir. (2) Bu haldeki nefis, şiddetle kötülüğü emreder. Günahlara dalmak ister.

Mevlamızın emirlerine boğun eğmememiz yasaklara meylimiz terbiyeden geçmemiş nefsimizin bir tezahürüdür.


Nefisle mücadelede ilim ilk sıraya çıkmakda.Doğruyu bilmezsek eğriyi düzeltmemiz zordur.
İnsan bünyesinde olumlu olumsuz bir çok huy vardır ve onları kontrol edemeyişimiz islah edemeyişimiz yasaklara meylimizde etkili olan bir başka yönüdür.

1.vicdan mekanizması devreden çıkmışsa
2.heveslerimiz helal daireden çıkmışsa
3.menfaatlerimiz ön plana çıkmışsa
4.çocuk yaşda dini eğitimimiz iyi verilmemişse
5.yine çocuk yaşta otokontrol gelişimi öğretilememişse
6.nefsin mahiyeti öğretilmemişse
7.şeytanın varlığı ve insanları kandırma yolları anlatılmamışsa
8.Ahiret hayatı ve hesap günü unutuluyor ve gaflet anlarımız çoğalıyorsa
9.ve hepsindede önemlisi Allah cc muhabbeti ve Peygamber efendimize muhabbet oluşamamışsa
10.İnsanlardan medet ummak ve rızık konusunda Allaha teslimiyetten ziyade insanlardan bilmek yasakları çiğnemede ayrıca bir kapı daha açar.
11.para hırsı
12.kanaatsizlik varsa
yasaklara meylimizin artması da doğaldır

Bu maddeler daha da çoğalır diğerlerinide değerli kardeşlerimden okumak isterim.

Yasak çiğnemede ilk sıraya eğitimsizliği bunun akabinde düşmanımız olan şeytan ve nefsimizi alıyorum.

En büyük düşmanımıza karşı Mevlamız bakın bizi nasıl uyarıyor ve nasihatta bulunuyor;

Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helal ve temiz olarak yiyin ve Şeytan'ın adımlarını izlemeyin. Gerçekte o, sizin için apaçık bir düşmandır. O, size yalnızca, kötülüğü, çirkin-hayasızlığı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. (Bakara Suresi, 168-169)

Şeytanın şüphesiz çok oyunları vesveseleri vardır.
Ahireti unutturmayı başardığı insanları yaşamları boyunca gelecek endişesi içinde yaşatmaya çalışır. Bu şekilde yaşayan insanlar herşeyin Allah'ın kontrolünde olduğundan habersiz, Allah'ın kendileri hakkında bir iyilik dilediğinde kimsenin buna engel olamayacağından ise tümüyle gafildirler. İçinde bulundukları gaflet onları Allah'a karşı her türlü suçu işlemeye iter:


Cenabı Mevlamız buyuruyorki;

Şeytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size çirkin hayasızlığı emrediyor. Allah ise, size kendisinden bağışlama ve bol ihsan (fazl) vadediyor. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir. (Bakara Suresi, 268)

Üstelik şeytanın en önemli taktiği tüm bunları yaparken insanlara sinsice yaklaşmasıdır. Allah c.c Kuran'da şeytan için, "Sinsice, kalplere vesvese ve şüphe düşürüp duran' vesvesecinin şerrinden. Ki o, insanların göğüslerine vesvese verir (içlerine kuşku, kuruntu fısıldar)" (Nas Suresi, 4-5) şeklinde bildirmiştir. Ayette de açıkça bildirildiği gibi insanlara sinsice yaklaşan şeytan onları boş ve amaçsız işlerle oyalarken, yaptıkları kötülükleri de kendilerine çekici ve süslü gösterir.

İşte en büyük iki etken
Biri nefsimiz diğeri şeytan
Şayet dini ilmimizi geliştirmezsek bu iki düşmana yenilmek kaçınılmazdır.
Düşmanları iyi bilmek ve silahlarımızı kuşanmak durumundayız.

şimdilik bu kadar selam ve dua ile değerli kardeşlerim
hepinizin eline sağlık.

Nar-ı Aşk
04.12.2009, 11:42
sizleri yorduk efem kahve getireyim yudumlarken sohbetimize devam edelim..Afiyet ola..

http://farm1.static.flickr.com/86/226939791_04e3110ce1.jpg

http://www.litarestaurant.com/%C3%87AY,NESCAFE,KAHVE.jpg


evet canlarım Allah razı olsun cok güzel ve doyurucu cevaplar verilmiş Rabbim bizleri yanlışlıklardan korusun..Rabbim sana layık bir kul olmayı nasip eyle bizleri..Amin..

Evet canlar cok güzeldi..
peki söyle bir soru daha..

sizce seytana uyulma sebebi nedir? yani neden seytana uyuluyor? emirleri daha istekli yapabilmek için neler yapılmalı? yani kişi yasagı işlememli değilmi bu ögretilmeli ona burada suc sadece yasagı işleyen kişide midir? yoksa eğitilmediği ögretilmediği için midir?

ögrenmek istemediği için midir?

örnek olarak namazı verelim..

düşünüldüğünde namazı kılmak zorundayız bu emirdir ve sual olunacaktır..!

hocamız derdi bize hiç unutmam yapmak zorunda oldugunuz seyleri zevkli hale getirin ve sonra hep zevk hosunuza giden seyleri yapın!

namazı isterek ondan tad alarak nasıl kılabiliriz öncelikle istek gerekli bunu nasıl basarabiliriz? ona farklı bir acıdan nasıl bakabilir? yani bu emirdir yapamak zorundasın dendiğinde bi itme olmuyor mu? insan istesede geri cekilebilir burada tatlı söz ve tad almak için ugrasılmalıdır değil mi?

evet canlar bu konuda neler diyebiliriz?

Meczub
04.12.2009, 11:49
Bu konuda Peygamber efendimiz çok güzel örnek olmuştur bizlere..Eğer o namaz kılacaksın oruç tutacaksın diyerek baskı yapsaydı ne derece insanları doğru yola iletebilirdi.
Unutmamak lazım, tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır..:)
Herşeyi güzellikle anlatmak lazım..

Nar-ı Aşk
04.12.2009, 11:57
Allah razı olsun efendim cok tesekkür ederim saygılar...
diğer kardesler bu konuda neler diyebilir bekliyoruz efendim..dua ile kalın.

habercininyeri
04.12.2009, 12:40
Üstelik şeytanın en önemli taktiği tüm bunları yaparken insanlara sinsice yaklaşmasıdır. Allah c.c Kuran'da şeytan için, "Sinsice, kalplere vesvese ve şüphe düşürüp duran' vesvesecinin şerrinden. Ki o, insanların göğüslerine vesvese verir (içlerine kuşku, kuruntu fısıldar)" (Nas Suresi, 4-5) şeklinde bildirmiştir. Ayette de açıkça bildirildiği gibi insanlara sinsice yaklaşan şeytan onları boş ve amaçsız işlerle oyalarken, yaptıkları kötülükleri de kendilerine çekici ve süslü gösterir.
ir

tesekkür ederim iyi bir hatırlatma oldu..

muhsinlerden olabilme

Allahı görüyormuscasına nerede olursanız olun hareket etme

Allahın boyası ile boyanma

Cemaat ki Allah icin bir araya gelen konusan oturan zikreden bir cemaat

hedefleri hakkın nurunda inayete sıgınarak birlikte birseyler yapabilme...

akıl yalnızsa maddelesir akıl hak ile ise nefs uysallasır ....seytan ne ki :pc2: heryerde seytan var nefs var

ittifak etmek ...dua ihlas ile yardım ibedette amin demediki incelik...nefsi kontrol altına alma kolay değil ...yalnız bir kere ah ile inlemek bedeni azad eder hicret ettirir hakka..


namaz hukukullaha da tercümandır

etrafına bak heryer Allah Allah seslenir de hissederiz duaymayız....zikret yeter...Allah seni bası bos yaratmadı...bırakma yapış..ötede de mahzun olma