Tur@b
27.09.2007, 03:46
İSLAM’IN KADINA BAKIŞI
İslam’a göre kadın ve erkek bir bütünün iki parçası gibidir. Birbirlerini tamamlarlar. Tabii ki; bu meşru tamamlanma evlilikle gerçekleşir. Kadın ve erkek bir bütünün öyle iki parçasıdır ki, biri olmadan diğeri olmaz. Öyleyse birisi ne kadar gerekli ise öbürü de o kadar gereklidir.
Allah (cc), Kur'an-ı Kerim'de yine bazı ayetlerde her şeyi çift olarak yarattığını bildirir. Yani Allah'tan başka her şey çifttir. Bu, Allah'tan başka her şey eksiktir anlamına da gelir. Çünkü O'nun dışında tek başına tam olan bir şey yoktur. Dünyadaki her nisbî, yani göreli bütünü, iki yarım parça tamamlar. Bir defa her maddenin atomu, yani zerresi, birbirini tamamlayan proton ve nötron ikilisinden oluşur. Bütün canlılarda, bir erkek, bir de dişi vardır. Bitkiler de erkekli dişilidirler. Erkek çiçeğin polenleriyle döllenmeyen dişi çiçek meyve vermez. Elektrik bile erkekli dişilidir. Pozitif ve negatif bunu anlatır. Birisi olmadan diğeri bir işe yaramaz. Birinin varlığı öbürüne bağlıdır.
Kadın ile erkek de birbirini tamamlayan iki yarım parçadırlar. Bir araya gelişleri, soyut anlamda insanlığı oluştururlar. Bunu, Peygamberimiz (sav) en veciz ifadesiyle şöyle anlatmaktadır: "Kadınlar, bir bütünün yarım parçası olan erkeklerin diğer yarım parçasıdır." (Buhari)
İslam’da kadın her şeyden önce kuldur. Her müslüman gibi onun da bir hayat yaşama ve Allah'ın hükümleriyle hükmedilmesini sağlamak için çaba gösterme görevi vardır. Bu ana görevde, kadın olsun, erkek olsun bütün müminler ortaktırlar.
Ve yine kadın olsun, erkek olsun bütün müminlerin, görevlerini yerine getirmekte gösterecekleri ihlaslı gayretleri ve amelleri ölçüsünde değer kazanacaklarını, Rabbimiz ayeti kerimesinde şöyle haber verir: "Ey insanlar, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık, birbirinizi tanımanız için sizi milletler ve kabilelere ayırdık. Allah katında en üstün olanınız (günahlardan) en çok korunanızdır." (Hucurat:13)
Allah dilediğini erkek dilediğini kadın yaratmıştır
Kimin erkek kimin kadın olarak dünyaya geleceğin insanın kendisi değil, Yaratıcısı olan Yüce Allah tayin eder. Ve bu Allah'ın takdiridir. Bir kimsenin erkek olarak dünyaya gelmesi ayrıcalık olmadığı gibi, kadın olarak dünyaya gelmesi üzülecek bir durum değildir.
Kız çocuğu da erkek çocuk gibi Allah'ın lütfundandır. Allah'ın dilediğini kız, dilediğini erkek olarak yaratacağını Kur'an-ı Kerîm bize şöyle haber verir: "Göklerin ve yerin sahibi Allah'tır. O, dilediğini yaratır. dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları bahşeder. Yahut onları hem erkek, hem kız çocukları olmak üzere çift verir. Dilediğine kısır kılar. O her şeyi bilendir, her şeye gücü yetendir." (Şura: 49-50)
Kız çocuklarını değersiz gören cahilîye anlayışını Kur'an-ı Kerim şiddetle reddederek, böyle düşünenleri şer kişiler olarak görür. Bu cahili anlayışın portresini Kur'an-ı Kerim şöyle çizer: "Onlardan birine kız doğum müjdesi verilince kendisi pek öfkeli olarak yüzü simsiyah kesilir. Verilen müjdenin tesiriyle kavminden gizlenir. O doğanı aşağılık duygusu içinde (sağ bırakıp) yanında mı tutacak, yoksa onu toprağa mı gömsün. Bakın ki, verdikleri hüküm ne kadar kötüdür." (Nahl: 58-59)
Ayetten anlaşılıyor ki, doğacak çocuğun oğlan veya kız olması muhakkak ki Rabbimizin takdirindedir. Kulun burada bir etkisi ya da kabahati yoktur. Yaratanın yaptıkları ise ayıp ve kötü değildir ve olamaz. Kız çocuklarını küçümseyen kişiler, şeytanın vesvesesine ve nefsinin dürtülerine boyun eğmiş zavallı kişilerdir.
İslam’a göre kadın ve erkek bir bütünün iki parçası gibidir. Birbirlerini tamamlarlar. Tabii ki; bu meşru tamamlanma evlilikle gerçekleşir. Kadın ve erkek bir bütünün öyle iki parçasıdır ki, biri olmadan diğeri olmaz. Öyleyse birisi ne kadar gerekli ise öbürü de o kadar gereklidir.
Allah (cc), Kur'an-ı Kerim'de yine bazı ayetlerde her şeyi çift olarak yarattığını bildirir. Yani Allah'tan başka her şey çifttir. Bu, Allah'tan başka her şey eksiktir anlamına da gelir. Çünkü O'nun dışında tek başına tam olan bir şey yoktur. Dünyadaki her nisbî, yani göreli bütünü, iki yarım parça tamamlar. Bir defa her maddenin atomu, yani zerresi, birbirini tamamlayan proton ve nötron ikilisinden oluşur. Bütün canlılarda, bir erkek, bir de dişi vardır. Bitkiler de erkekli dişilidirler. Erkek çiçeğin polenleriyle döllenmeyen dişi çiçek meyve vermez. Elektrik bile erkekli dişilidir. Pozitif ve negatif bunu anlatır. Birisi olmadan diğeri bir işe yaramaz. Birinin varlığı öbürüne bağlıdır.
Kadın ile erkek de birbirini tamamlayan iki yarım parçadırlar. Bir araya gelişleri, soyut anlamda insanlığı oluştururlar. Bunu, Peygamberimiz (sav) en veciz ifadesiyle şöyle anlatmaktadır: "Kadınlar, bir bütünün yarım parçası olan erkeklerin diğer yarım parçasıdır." (Buhari)
İslam’da kadın her şeyden önce kuldur. Her müslüman gibi onun da bir hayat yaşama ve Allah'ın hükümleriyle hükmedilmesini sağlamak için çaba gösterme görevi vardır. Bu ana görevde, kadın olsun, erkek olsun bütün müminler ortaktırlar.
Ve yine kadın olsun, erkek olsun bütün müminlerin, görevlerini yerine getirmekte gösterecekleri ihlaslı gayretleri ve amelleri ölçüsünde değer kazanacaklarını, Rabbimiz ayeti kerimesinde şöyle haber verir: "Ey insanlar, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık, birbirinizi tanımanız için sizi milletler ve kabilelere ayırdık. Allah katında en üstün olanınız (günahlardan) en çok korunanızdır." (Hucurat:13)
Allah dilediğini erkek dilediğini kadın yaratmıştır
Kimin erkek kimin kadın olarak dünyaya geleceğin insanın kendisi değil, Yaratıcısı olan Yüce Allah tayin eder. Ve bu Allah'ın takdiridir. Bir kimsenin erkek olarak dünyaya gelmesi ayrıcalık olmadığı gibi, kadın olarak dünyaya gelmesi üzülecek bir durum değildir.
Kız çocuğu da erkek çocuk gibi Allah'ın lütfundandır. Allah'ın dilediğini kız, dilediğini erkek olarak yaratacağını Kur'an-ı Kerîm bize şöyle haber verir: "Göklerin ve yerin sahibi Allah'tır. O, dilediğini yaratır. dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları bahşeder. Yahut onları hem erkek, hem kız çocukları olmak üzere çift verir. Dilediğine kısır kılar. O her şeyi bilendir, her şeye gücü yetendir." (Şura: 49-50)
Kız çocuklarını değersiz gören cahilîye anlayışını Kur'an-ı Kerim şiddetle reddederek, böyle düşünenleri şer kişiler olarak görür. Bu cahili anlayışın portresini Kur'an-ı Kerim şöyle çizer: "Onlardan birine kız doğum müjdesi verilince kendisi pek öfkeli olarak yüzü simsiyah kesilir. Verilen müjdenin tesiriyle kavminden gizlenir. O doğanı aşağılık duygusu içinde (sağ bırakıp) yanında mı tutacak, yoksa onu toprağa mı gömsün. Bakın ki, verdikleri hüküm ne kadar kötüdür." (Nahl: 58-59)
Ayetten anlaşılıyor ki, doğacak çocuğun oğlan veya kız olması muhakkak ki Rabbimizin takdirindedir. Kulun burada bir etkisi ya da kabahati yoktur. Yaratanın yaptıkları ise ayıp ve kötü değildir ve olamaz. Kız çocuklarını küçümseyen kişiler, şeytanın vesvesesine ve nefsinin dürtülerine boyun eğmiş zavallı kişilerdir.